Ergenekon iddianamesinde yer alan bir iddianın Milliyet Gazetesi'nde yer almasıyla başlayan ve Sedat Ergin'in açıklamalarıyla gündeme gelen tartışma Ahmet Hakan'ın köşe yazısına taşınmıştı...

Ahmet Hakan, önceki gün köşe yazısında bu Sedat Ergin ve Akif Beki arasında geçen bir telefon konuşmasını köşesine taşıyınca tartışma alevlendi.
Ahmet Hakan'ın yazısına yanıt Akif Beki'den geldi. İşte Başbakanlık Sözcüsü Beki'nin eski mesai arkadaşına gönderdiği sert açıklama...
***
Akif Beki’den açıklama
Sayın Ahmet Hakan...
Gerek dünkü yazınız, gerekse son günlerde yaşanan tartışmalar üzerine bazı hususları paylaşmakta fayda görüyorum...
BİR: İki kişi arasında geçen bir telefon konuşmasının tek yanlı bir anlatımla üçüncü bir gazetecinin yazısına konu yapılmasını ayıp sayarım.
İKİ: Milliyet Gazetesi’nin ’hayali konuşmalar’ başlıklı haberine cevaben yaptığımız yazılı açıklamada açıkça belirtildiği şekilde bir ’kara propaganda ve dezenformasyon faaliyeti’ söz konusuysa, bunun bir suç soruşturmasına ve iddianameye konu yapılmasında anlaşılmayacak bir husus yoktur. Yadırgatıcı olan ise, yine açıklamamızda ifade edildiği gibi, hem amacının farkında olunmasına rağmen böyle bir ’kara propaganda’ya imkán sağlanması, hem de yargı konusu bir suç iddiasının bu yolla hafife alınmasıdır. Gazetecilik ciddiyet ve sorumluluğu, takdir edersiniz ki, bunun tam aksi bir yaklaşım gerektirmektedir.
ÜÇ: Bu vesileyle bazı meslek erbabına hatırlatmak isterim ki, gazetecilik, muhatapları bakımından doğuracağı sonuçların sorumluluğunu üstlenmeksizin her akla geleni yazma hürriyeti değildir. Bu sebeple, temel meslek ilkeleri ve hukuk kuralları, haberin doğruluğunu ispat görevini gazetecilere yüklemektedir. Yoksa son zamanlarda yaygın olarak gördüğümüz gibi, basın özgürlüğü adına, insan muhayyilesinin üretebildiği her türlü senaryoyu ortaya atıp kenara çekilerek aksinin ispatını muhataplardan beklemek keyfiliğine kimse sahip değildir.
DÖRT: Son olarak, gazetecilikte tarafsızlık, iddiayı muhataplarına sormadan yayınlamamayı keyfi bir tercih değil, bir zorunluluk olarak görmek demektir. İmkán dahilinde olduğu halde, bırakın herhangi bir kanıt ya da dayanak aramayı, en kolay yol olan muhatapları nezdinde doğruluğunu soruşturma ihtiyacı bile duymadan çok ağır iddiaları sayfalarına taşıyanlar, tekzip hakkına hakaretle cevap verebilmektedir. Oysa bir tekzibe verilecek en doğru cevap ya özür dilemek ya da haberin doğruluğunu ispat etmek olmalıdır. Hiçbir ölçü tanımayanların, ölçülü tekzip beklemeye hakkı yoktur.
AKİF BEKİ
Başbakanlık Sözcüsü
İŞTE AKİF BEKİ'Yİ KIZDIRAN O YAZI
Yorum Ekle