Metni Büyüt Metni Küçült
11 Ağustos 2008

Şimdi bunları sırayla MİT’e postalayacağım. Elbette imzasız olarak!

Yargıç gizlilik kararı almasa, bir sürü insanın adı "çeteciye" çıkacak! Tatilde hoşça vakit geçirmemi sağlayan şey de bu oldu işte. Oturdum değişik amaçlarda faaliyet gösteren üç-dört tane çete şeması oluşturdum.
Şimdi bunları sırayla MİT’e postalayacağım. Elbette imzasız olarak! Birkaç tane çete kurdum!
Mehmet Yılmaz / Hürriyet


GÜNEY Ege denizlerinin tadını çıkarmaya başladığımda her güzel şey gibi tatilin de sonunun geleceğini biliyordum.

Bu nedenle "gündemden" kopmamaya gayret ettim, gazeteleri okumayı, haberleri izlemeyi ihmal etmedim.

Bu geçtiğimiz bir haftada bende en önemli iz bırakan haber, Ergenekon Davası’nın ekinde yer alan bir belgeyle ilgiliydi.

Bu belge hakkında, "gizlilik kararı" varmış ama baktım ki herkes belgenin içeriğinden de haberdar.

Bu belge ile ilgili haber, tatilde canımın sıkıldığı anlarda biraz beyin jimnastiği yapmama da yaradı.

Nedenini anlatayım: Bu belge, yıllar önce MİT’e ulaştırılmış imzasız bir ihbar. İçinde bir de çete şeması yer alıyor. Gazeteciler, politikacılar, işadamları, askerler ile renklendirilmiş bir organizasyon şeması.

MİT, bu imzasız belgeyi çöpe atmak yerine, çekmecelerden birine koymuş. Sonra yine kim olduklarını bilmediğimiz istihbarat kaynakları belgenin "ciddiyetinden" söz edince çıkartıp, Başbakanlık makamına yollamış. Kesmemiş bir süre sonra bir tane de Genelkurmay’a göndermiş. Ve "belge" gelip Ergenekon İddianamesi’ne kadar girmiş.

Yargıç gizlilik kararı almasa, bir sürü insanın adı "çeteciye" çıkacak!

Tatilde hoşça vakit geçirmemi sağlayan şey de bu oldu işte.

Oturdum değişik amaçlarda faaliyet gösteren üç-dört tane çete şeması oluşturdum.

İyi isimler buldum. Onlara "finansör", "beyin", "halkla ilişkiler sorumlusu", "karşı propaganda sorumlusu" gibi sıfatlar uydurdum. Sadece "1 numara" ile yetinmedim, "başyaver", "2 numara", "2 numaranın 1 numaralı yardımcısı" gibi makamlar da yarattım.

Şimdi bunları sırayla MİT’e postalayacağım. Elbette imzasız olarak!

Sonra da gittiğim barlarda, lokantalarda, kafelerde bu çetelerden sıkça söz edeceğim ki bunlar "açık istihbarat faaliyeti" sonucunda MİT’e geri dönsün ve benim imzasız belgemin doğruluğuna kanıt teşkil etsin.

Sonunda günün birinde, müsteşar bey, tıpkı kendinden önceki müsteşarın yaptığı gibi "Başbakan’a epeydir bir şey vermedik, karıştırın çekmeceleri bakalım ne çıkacak" diye bir emir verecek!

İşte o zaman siz seyredin gümbürtüyü!