Metni Büyüt Metni Küçült
19 Ağustos 2008

Özdemir İnce: AKP’ye alternatif yok demek, "Ben yokum, yaşamıyorum!" demektir.

CHP ile AKP derenin iki yakasında mı bulunuyor? Bulunuyor! Siz derenin neresindesiniz? Eğer sizler falanca holdingin filanca holdingi iç etmek ya da iflas ettirmek için çevirdiği dolaplardan şikáyet ediyorsanız, siz hiçbir yerdesiniz!
Özdemir İnce: AKP’ye alternatif yok demek, "Ben yokum, yaşamıyorum!" demektir. ’Alternatifi yok!’ imiş
Özdemir İnce / Hürriyet


TÜRK basınında paraya "arpa" diyen ve yem torbalarını arpayla doldurmak peşinde birtakım malumattıraş vardır.

Örneğin, günümüzde, AKP’nin rezil politikalarını gözlerden saklamak için 1923-1950 arasında CHP hükümetlerinin demokrat olmayışlarını ileri sürüp ortalığı toz-duman ederler.

Gerçeklerin dedikleri gibi olmadığını anlatmak için canım çıktı. Karşınızdaki insanların niyeti bozuk ise elinizden bir şey gelmez.

11. SAYFADAKİ ŞEMA

Bu kez elimde sağlam bir kanıt var: "Medeniyetler Çatışması"nın yazarı Samuel P. Huntington’ın "Üçüncü Dalga, 20. Yüzyıl Sonlarında Demokratlaşma" (Kıta Yayınları). Sonuç pek parlak olmasa da çeviriyi ünlü Prof. Dr. Ergun Özbudun yapmış.

Kitabın 11. sayfasında şöyle bir şema var:

- Birinci uzun demokratlaşma dalgası: 1828-1926

- Birinci ters dalga: 1922-1942 (yani demokrasiden uzaklaşma, Öİ)

- İkinci, kısa demokratlaşma dalgası: 1943-1962

- İkinci ters dalga: 1958-1975 (yani demokrasiden uzaklaşma, Öİ)

- Üçüncü demokratlaşma dalgası: 1974 -

Samuel P.Huntington 1922-1942 yılları arasında bazı demokratik devletlerin (Almanya, İtalya) bu konumlarını koruyamadıklarını, bazı yeni kurulan devletlerin konjonktürler nedeniyle işe demokrasiyle başlayamadıklarını söylüyor. O yıllar arasında, demokrasiyle gerdeğe giren yeni bir devlet yok!

BİR YALAN BAKTERİSİ

Aynı adamlar, bu kez, son yıllarda, AKP’nin şu anda alternatifsiz olduğunu ileri sürüyorlar. AKP gerçekten alternatifsiz mi yoksa böyle bir yalan bakterisi mi enjekte ediliyor insanların kafasına.

İslamcı seçmen tarikatlar tarafından denetleniyor, Kürt milliyetçisi seçmen PKK tarafından yönlendiriliyor ise Alevi seçmen CIA ve ortakları tarafından ne yaptığını bilmez hale getirilmiş ise aydınlar 12 Mart ile 12 Mart döneminin dayağını yemiş burjuva solcuların ağıtlarına kanmış ise kuşkusuz AKP’nin alternatifsiz olduğu ileri sürülebilir.

Ancak utanç ve hicap duygusuyla dile getirilebilecek bu aksiyomlar, bu varsayımlar, zafer işaretleri yapılarak neşe işinde ilan ediliyor. Yüz karası!

DERENİN NERESİNDESİNİZ

Efendim, yüzde 46.7’lik AKP’nin alternatifi vardır ve bu alternatifin oy oranı yüzde 42.05 değildir. Alternatif aynı yerde otlayan siyasal partiler değildir. Karşı yakanın siyasal partileridir. CHP ile AKP derenin iki yakasında mı bulunuyor? Bulunuyor! Siz derenin neresindesiniz? Eğer sizler falanca holdingin filanca holdingi iç etmek ya da iflas ettirmek için çevirdiği dolaplardan şikáyet ediyorsanız, siz hiçbir yerdesiniz!

Falanca holdingin filanca holdingi yeme ve ezme stratejileri kapitalizmin şanındandır. Holdingler barış içinde birlikte yaşama "gayreti içinde" iseler bu sisteme kapitalizm denemez.

* * *

Alternatif sizlersiniz, CHP değil!

AKP’ye alternatif yok demek, "Ben yokum, yaşamıyorum!" demektir.

Yorum Ekle

Yorumlar

-15 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
Faust | 19 Ağustos 2008 04:55
Adama bi döşeneyim diyeceğim, ama döşenecek bir şey yok, saçmalıyor çünkü.
0 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
abdulmelikhankendi | 20 Ağustos 2008 05:20
Hep söyledik ve yaşadığımız toplumun içindede AKP ye
dolasıyla karanlığa verilen oy a bazı çevreler mazeret
bulabilmek için, efemdim işte geçmişi yaşadık kime
vereceksiniz CHP ve seçime girmeye hak kazanmış, belki yüz siyasi Parti ve onun içinde siyaset yapmak üzere var olan insanları görmezden geldiler. Olmayan
bir istikrardan bahsederek ülkemizin degerli 6 yılı ile, bir çok milli degerlerimizin kaybına neden oldular. Yetmedi tarikat özlemi içinde olan erkek egemen toplum heveslilerine verilen pirimle bu kesimin
içinden yeni maddi olanaklara kavuşmuş insan guruhu
yaratılarak laik Cumhuriyetin ve Atatürkün getirdiği değerlerin yok edilmesi için bu paraları fukara edebiyatı ile kömür, gıda dagıtımı, hane başı 100
dolara oy almada kullandılar. Şimdi nerdeyiz? hangi
haldeyiz? ülkenin bu hale gelmesinde toplumsal yanılgı
ile AKP ye oy verenlerin büyük vebali vardır. Görülemedi biz değiştik dendi. ama değişmedikleri görüldü. Yılan deri değiştirince yılanlığı sonamı eriyor? Milli istikrar ve karanlığın def edilmesi için mutlaka AKP ve sinsi düşman olan F tipi oluşumun gerek muazzez Dinimiz ve ülke siyaseti üzerinden tamemen temizlenmesi lazımdır.