Esenyurt'ta devam eden Belediye başkanı- gazeteci polemiğinde söz sırası yeniden Cihan Güner'de. Güner kendisini Esenyurt Belediye Başkanı'nın dövdürttüğü iddiasını tekrarlıyor. İşte Güner'in açıklaması.

Süperpoligon yönetimine…
Haberinizi okudum, konuyla ilgili cevap hakkımı kullanmak adına yazıyorum…
10 yılı aşkın süredir bölgede gazetecilik ile uğraşan biriyim.
Bu süre zarfında, herhangi bir şiddet gösterisiyle karşılaşmadım, kimse tarafından şahsıma saldırılmadı.
Ama bugün, başında bulunduğum kurumun muhalefeti nedeniyle saldırıya uğradığım kanaatindeyim.
Bu kanaatimin dayanak noktaları (taktir edersiniz ki) var.
Geçen yıl Ağustos ayında, bir cami temel atma töreninde, Yazı İşleri Müdürü bulunduğum Gelecek Gazetesi’nin İmtiyaz Sahibi Hüsamettin Erbaş’a mikrofondan, “Hüsamettin, seni görünce moralim bozuluyor, buradan gider misin? Sen de bir gün bu caminin musalla taşına geleceksin. Hani caminin yapılmasını istemiyorsunuz ya, musalla taşına gelmek istemezsen, senin için kilise de yaptırırım” diyerek gazeteci Erbaş’ı hem hedef göstermiş ve hem de “kafir” ilan etmişti.
Bu olaydan sonra sağlık kuruluşundan rapor alan ve jandarma dahil ilgili kurumlara şikayette bulunan gazeteci Hüsamettin Erbaş’ın konuyla ilgili davası halen Büyükçekmece Adliyesince görülmekte…
Böyle bir hedef gösterme işini yapan başkan, bugün yerel bir gazeteye yaptığı açıklamada, “Ben dövdürmem, kendim döverim” diyecek kadar fütursuzca konuşurken, saldırı işinin altında parmağı olduğunu düşünerek haksızlık mı ediyorum sizce?
Kaldı ki, her birimiz yıllarca yerel gazetecilikle uğraşmış insanlarız. Bugüne kadar, zayi ilanı ücretinde anlaşamadığı için şiddet gören herhangi bir gazeteciyi hatırlar mısınız?
Fotoğraf konusuna gelince… Yukarıda da söylediğim gibi, bugüne dek başıma böyle bir olay gelmediği için, (ofiste yalnız bulunduğumu da göz önüne alınız) kendi fotoğrafımı çekmek, saldırganların fotoğraflarını çekmek konusunda eksik davranmış olabilirim. Bu benim suçlu olduğum anlamına mı gelir?
Sağlık raporu konusunda da… Esenyurt Tıp Merkezi sahibi Dr. Yavuz İren, olaydan hemen sonra ofisimi ziyaret etmiş, geçmiş olsun dileğinde bulunduktan sonra da beni muayene etmiştir. Bu muayene darp raporu almak için değil, sağlığımda herhangi bir olumsuzluğun olup olmadığını anlamak içindir. (Konuyla ilgili bilgi almak isterseniz, Yavuz İren’e ulaşabilirsiniz)
İddiam, belediye başkanının beni dövdürttüğü yönündedir. Bu bir şüphedir. Sayın Başkan dövdürtmediğini iddia ediyorsa, kabul. Ama özrü kabahatinden büyük… Bunun en belirgin örneği ise bugünlü Haberdar Gazetesi’ndeki demecidir.
İyi çalışmalar dileğiyle…
Cihan GÜNER / Gazeteci
Yorum Ekle
Yorumlar
Örneklerini İstanbulda ve Keçiörende gördük. Bunlar
tesadüfen görüntüye yansıyanlar, ya yansımıyan yüzlerce vatandaşın bu şekildeki muameleye muhatap
olduğu olaylar.. Yığınla. Bir susturma ve sindirme politikasının güdüldüğünü, maliyenin, adına zabıta
denilenlerin, hatta zaman zaman polisin bu ve benzeri olaylarda kullanıldığı biliniyor. Aklımıza faşizan uygulamalar geliyor. Basına yansıyanlarından takip ettiğimiz gördüklerimizle.