Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Zahid Akman, "Hakkımdaki iddialar tamamen iftiradır. Bazı medya gurupları, Ergenekon sanıklarına gösterdiği saygıyı bizden esirgedi" dedi.

Akman, RTÜK Konferans Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, son 3 gündür basına sıkça yansıyan ve tamamı hakkında yargı organlarınca önceden tekzip kararı verilmiş iddialarla ilgili ilk elden kamuoyunu aydınlatmak üzere basın toplantısı yapmaya karar verdiğini söyledi.
Almanya'da duruşmaları devam eden bir davada, ''kuryelik'' ile suçlandığı iddiasının son zamanlarda birkaç kez basına yansıdığını anımsatan Akman, ''Bu iddia, bazı basın organlarınca sanki Alman resmi makamlarının bir ithamı, iddiası, tespitiymiş gibi kamuoyuna aktarılmaktadır'' diye konuştu. Akman, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu iddia, itirafçı sanık olarak yargılanan bir şahsın mesnetsiz iftiralarıdır. Söz konusu şahıs, bu iddiayı polis sorgusundan itibaren birkaç kez tekrarlamış ancak hiçbir somut delile dayanmayan bu iddia, Alman makamlarınca da ciddiye alınmamıştır.
Bu iddialarla ilgili hakkımda ne Türk, ne de Alman yargı mercilerince açılmış bir soruşturma, kovuşturma veya dava yoktur. Uluslararası adli yardım çerçevesinde de Alman makamlarınca Türk makamlarına hakkımda iletilmiş bir talep de bulunmamaktadır. Daha önce bu iddialara yer veren benzer haberlerin kişilik haklarımı zedelediği yargı mercilerince tespit edilmiş ve bu haberlerden dolayı mağduriyetimin yasal yollarla giderilmesi için şimdiye kadar 9 adet tekzip kararı verilmiştir.''
Toplantıda basın mensuplarına da dağıtılan metinlerin, çeşitli basın yayın kuruluşlarında muhtelif zamanlarda Almanya'daki davayla ilgili yapılan yayınlara karşı avukatının Türk yargı makamları nezdinde aldığı tekzip kararları olduğuna işaret eden Akman, ''Belgesiz olarak insanların şeref ve haysiyetleriyle oynamayı kendilerine alışkanlık edinenlere de bunu bir ibret vesikası olarak sunuyorum'' dedi.
İtirafçı sanığın, 'kuryelik' iddialarını destekleyen en ufak bir delil olsaydı, en azından şahsı hakkında bir soruşturma açılması ya da iddianamenin sanıkları arasında isminin geçmesi gerektiğini belirten Akman, bunların hiçbiri olmadığı halde sırf itirafçı sanığın iddialarına dayanarak bunları manşetlere ve ekranlara taşımanın etik olmadığını söyledi.
-''HİÇBİR TİCARİ FAALİYETİM YOK''-
RTÜK Başkanı Akman, hakkındaki bir başka iddianın da ''ticari faaliyetlere devam ettiği'' yönünde olduğunu anımsatarak, RTÜK üyeliği ve başkanlığına seçildiğinden bu yana geçen 3.5 yılda yurt içinde ve dışında hiçbir ticari faaliyetinin olmadığını bildirdi.
Akman, bu hususların resmi kayıtlarla sabit bulunduğunu, ayrıca mahkeme kararlarında bu konunun tespit edildiğini kaydetti.
Basın meslek ilkelerinde ''suçlu olduğu yargı kararıyla belirlenmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceğinin'' yer aldığını anımsatan Akman, ''Hakkımdaki bu mesnetsiz iddialarla ilgili hem Alman hem de Türk yargı makamları nezdinde hakkımı savunmak için gerekli yasal işlemlerde bulunacağım'' dedi.
Akman, herhangi bir hukuki dayanağı olmayan iddiaları manşetlere taşıyarak kendisini karalamaya çalışanların yargı ve kamuoyu önünde mahkum olacaklarını söyledi.
RTÜK'te görevleri gereği medya sektörünü ilgilendiren çok önemli kararlar vermek durumunda bulunduklarını kaydeden Akman, ''Bu kararlar, önemli ticari çıkarları da etkilemektedir. Görevimizi şimdiye dek tarafsız ve bağımsız şekilde tüm Üst Kurul üyesi arkadaşlarımızla icra ettik. Bu yayınlar görevimizi bağımsız ve tarafsız şekilde icra etmemizi engellemeyecektir'' dedi.
-''GEREKLİ GİRİŞİMLERDE BULUNACAĞIZ''-
Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Akman, ''İddianamede 'Zahid Akman' olarak isminiz geçiyor. Bu, Alman savcıları tarafından yürütülen bir soruşturma. Yani, Türkiye'de yürütülen olayla bağlantılı bir yaklaşım söz konusu değil. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusu üzerine, çok büyük bir davayı Türk kamuoyunun takip ettiğini, ''Ergenekon'' davasında da binlerce kişinin isminin geçtiğini söyledi.
Bu isimlerin, iddia makamı ve hakimler tarafından suçlu olarak belirlenip haklarında bir soruşturma açılmadığı sürece suçlu ilan edilemeyeceklerini belirten Akman, şöyle konuştu:
''Eğer şu andaki sanık konumundaki kişilerin herhangi bir kişi hakkındaki beyanları gerek savcı, gerekse hakim tarafından ciddi, kayda değer bir iddia olarak görülseydi, bizlerle ilgili olarak da elbette soruşturma açılır, en azından ifademize başvurma ihtiyacında bulunulurdu. Herhangi bir iddianamede herhangi bir sanığın ya da kişilerin bazı kişilerin ismini zikrediyor olması, onun suçlu olduğu anlamına gelmez. Ergenekon örneği bunun en canlı örneğidir.
Ben aslında bazı basın yayın organlarının Ergenekon sanıklarına gösterdiği saygının onda birini bendenize göstermesini beklerdim. O konudaki duyarlılığı bu konuda da göstererek medya etik ilkelerine bağlı oldukları iddialarını doğrular bir tavır koymalarını beklerdim. Maalesef bazı organlar, kasıtlı davranarak insanların şeref ve haysiyetleri üzerine gölge düşürmeye çalışmıştır. Bu konuyla ilgili olarak da elbette yargı nezdinde, bağımsız Türk adaleti nezdinde gerekli girişimlerde bulunacağız.''
Akman, bir başka soruyu yanıtlarken, Kanal 7'nin çok uzun yıllar Ankara temsilciliğini, bir dönem de Washington temsilciliğini üstlendiğini anımsattı. Kanal 7'nin bağlı olduğu şirketle herhangi bir ortaklığı ya da yöneticiliğinin olmadığını vurgulayan Zahid Akman, ''Şu anda ancak iddia durumunda olan bu ifadelerle ilgili fazla bir şey söylemek istemiyorum. Benim kesinlikle söylemek istediğim ve dikkatinize sunmak istediğim konu şudur; Her şey yargıya intikal ettiği halde, yargıdan bu konuda net bir karar çıkmamış olmasına rağmen, bazı kurumları ve kişileri suçlu gibi gösteriyor gibi olmak hiçbir şeyle bağdaşmaz, hakkaniyete sığmaz'' diye konuştu.
Yorum Ekle
Yorumlar