Fatih Aştaylı Bebek Balıkçısı'nda yaşanan 'Masakulak' vakasını normal buldu ama konunun bir tarafına şaşırdı. İşte o yan!
Fatih Altaylı'nın yazısı
Herkes patronuna
Telekulaktan sonra şimdi bir de "Masakulak" meselemiz var.
Suna Vidinli, bir restoranda Ahmet Hakan'la Yalçın Doğan'ın
konuşmalarını dinlemiş ve bunları Başbakan'ın damadına
aktarmış.
Başbakan'ın damadı da Başbakan'a.
Başbakan da bu konuya kürsüden değinmiş.
Herkes öfkeli.
Bugün Ertuğrul Özkök de bunun yan masayı dinlemenin ayıp
olduğunu yazmış.
Güldüm.
Bence ortada ne Vidinli, ne Ahmet Hakan ne de Yalçın Doğan
açısından bir ayıp yok.
Gazeteciler konuşur.
Kendi patronları hakkında da konuşur. Eleştirir. Bunu köşesinde
yazamaz, yazdırmazlar ama konuşmayı engelleyen bir şey yoktur.
Üstelik Hakan'la, Doğan'ın eleştirisinde vahim bir durum yok.
İddiaya göre Aydın Doğan'ın açıklamalarını tatmin edici
bulmamışlar.
Velev ki, bunu söylemiş olsunlar.
Ne var bunda.
Suna Vidinli'nin dinlemesine gelince.
Özkök'e sorarım, yan masada kendisini ilgilendiren bir konuda bir sohbet yürütülüyorsa dinlemez mi?
Daha somut söyleyeyim, hiç dinlemedi mi?
Elbette dinlemiştir.
Başkasının dinleyip kendisine aktardıklarını da dinlemiş, hatta
önemine göre bunu anında Aydın Doğan'a da aktarmıştır.
Hangimiz dinlemeyiz.
Belki doğru değil ama insani.
Bence burada önemli olan ne Suna Vidinli'nin dinlemesi, ne de Doğan Grubunun iki yazarının konuştukları.
Burada bana ilginç gelen, bu sohbetin Başbakan'a ulaşma hızının Çalık Grubu ile Başbakan arasındaki mesafenin kısalığını göstermesi.
Ertuğrul Özkök yan masada konuşulanları dinlese Aydın Doğan'a aktarır, Çalık Grubu çalışanları yan masada konuşulanları duyunca Başbakan Erdoğan'a aktarıyorlar.
İlginç olan bu. Gerisi normal.
Yorum Ekle
Yorumlar