Düşünmek bile istemiyorum!
Kaybedilmiş bebekler üzerinden para pazarlığı yapılarak "medya" da yer almak mı?
İzmir'de bebek ölümleri Türkiye'yi sarstı. Haliyle haberciler ve programcılar da bu acıyı yaşayan ailelerin peşine düştü. Onların vereceği mesajlar çok önemliydi. Bu mesajlar belki de başka bebeklerin ölmesine engel teşkil edebilecekti.
Kanallarımızdan biri İzmir'deki hastanede çocuğunu kaybeden baba ile görüştü. Baba canlı yayında acısını paylaşmak istiyordu, yetkililere seslenmek istiyordu. Kanalın canlı yayın davetini kabul etti. Kendisine uçak bileti de alındı.
Ancak uçağın kalkmasına iki saat kala vazgeçti. Çünkü bebeğini kaybeden baba "Maalesef gelemiyorum, babam izin vermiyor, gidersen evlatlıktan reddederim diyor" açıklamasını yaptı.
Hemen tekrar izin vermeyen baba arandı. O da "Ben izin veriyorum ama oğlumun psikolojisi bozuk. Size geleceğim diyor bana gitmek istemediğini söylüyor" karşılığını verdi.
Tekrar havalanında bekleyen oğula dönüldü. Bir evlada, bir babaya sürekli telefon trafiği yaşandı. En sonunda yaşlı adam "Oğlumun psikolojisi bozuk. Asla göndermem" dedi...
Çok ilginçtir asla gönderilmeyecek evlat ertesi gün başka bir yayında ortaya çıktı. İstanbul'a gelmişti. Güya baba evlatlıktan reddedecekti. Herşeyi ne göze aldırdı diye merak ediyorum.
Acaba araya para mı girdi, başka kanal para mı teklif etti sorusunu düşünmek bile istemiyorum.
Çünkü kaybedilmiş bebekler üzerinden sanırım hiç kimse yayın için para pazarlığı yapamaz.
Umarım yapmamıştır da... Umarım reyting savaşı bu noktaya gelmemiştir.
YENİŞAFAK / Bekir Hazar
Bu kategorideki diğer kayıtlarımız