Allah biliyor kuldan neden saklayayım. Telegol, Star TV'de iken nefret ederdim. Hele hazırlayan Serhat Ulueren ile Beşiktaş'ı yorumlayan balıkçı Adnan Aybaba'ya...
Telegol, TV dünyasının ezberini bozdu
Aykut Işıklar / Bugün
İki gün bekledim bakalım spor yazarları veya kendini aşmış TV'ciler ne diyecek diye... Hiç kimse, 'aferin' demediği gibi, bir gerçeği gördüğünü bile itiraf edemedi. Kıskançlığını içine atıp sadece sustu. Seyirciye, okura, yani Türk halkına hizmet bu mu? Böyle yayıncılık olmaz olsun. Yine iş bana, eski magazinciye düştü. Bu kış, futbola meraklı milyonlarca Türk erkeğinin maç akşamları buluşacağı adres belli oldu. Kanaltürk'te Telegol yeni adresiniz... Çarşamba ve pazar akşamları Kanaltürk'ün Telegol'ü rakiplerine nal toplatır. İddiaya girmek isteyen varsa buyursun, nesine...
Allah biliyor kuldan neden saklayayım. Telegol, Star TV'de iken nefret ederdim. Hele hazırlayan Serhat Ulueren ile Beşiktaş'ı yorumlayan balıkçı Adnan Aybaba'ya... Çünkü cesur, farklı yayıncı olacağız derken, olaylara ve kişileri 30 derecelik açıdan bakarlardı. Dünyayı geniş göremiyorlardı. Vizyon ise Allah göstermesin. Sadece o gün var... Çok basit bir örnek... 25 milyon taraftarı ile iktidar partisinden daha güçlü Fenerbahçe'yi şike yapmakla suçladılar. Ortaya konulanlar ise en az 50 yıldır süregelen bir gelenek (!) Bütün kulüpler yapmış, yapıyor. Sen kalkıp içlerinden birini, koca Fenerbahçe'yi çekersen... Türk futboluna hizmet vermez sadece camianın düşmanı olursun. Hepsini ve her şeyi masaya koyacak güç Başbakan'da bile yok. Çünkü milyon dolarlık bütçeleri olan kulüpler, 50 yıl dernekler kanunu ile yönetilmiş. Devlet en büyük suçlu...
Yeni Telegol'de bambaşka bir Serhat ve anlayış gördüm. Habercilik ve yorum bu işte. Mustafa Denizli geldi ekrana Beşiktaş'ı anlattı. Stüdyodaki hepsi birbirinden sağlam futbol adamları Denizli ve Beşiktaş'ı yorumladılar. Sonra Fenerbahçe'nin efsane başkanı Ali Şen geldi ekrana. Uzun zamandır ilk kez böyle açık konuştu Ali Şen. 'Rıdvan Dilmen gelsin' dedi. Galatasaray Başkanı Adnan Polat'ın Süleyman Rodop'a yaptığı açıklamalar ise olay idi. Zaten koca Hürriyet Gazetesi dün bir tam sayfayı bu röportaja ayırdı. Ama Kanaltürk ve Süleyman'ın ismini bile geçirmeden, utanmadan... Hasan ağabeyimizin sevgili oğlu Esat Yılmaer sen böyle mi Spor Yazarları Derneği Başkanısın? Hürriyet'e yakışıyor mu bu emek hırsızlığı?
Sonuçta muhteşem bir Telegol yüzünden milyonlar Kanaltürk karşısında esir olup kalakaldı. Pazar günü AGB firmasının yaptığı reyting araştırması doğru ise ben de şimendiferim. Telegol öyle bir saatteydi ki, pazar akşamını aldı götürdü. Bundan sonra sanırım hep öyle olacak. O halde spor sayfaları ve programları hazırlayan kardeşlerim 'Telegol'ün karşısına geçip, not alsınlar. Ziya Şengül, Gökmen Özdenak, Cem Papila, Tanju Çolak'tan bir şey kapsınlar. Tabii geçen haftaki program her zaman olmaz. Ama anlayışı öyle olsun yine de yeter... Güncel konular böyle kavga etmeden mantıklı yorumlanırsa...
Ne yapalım biz de işimizi yapıyoruz. Kıskanmanın, komplekslere kapılmanın bir alemi yok. Bakın tribünlerdeki Fenerbahçe ile Galatasaray taraftarı bile arkadaş oldular. Acımız acımızdır diye pankart asıyorlar. Bu yıl inşallah Beşiktaş formalı bir genç Fenerbahçe tribününde oturacak, Fenerbahçeli genç, Galatasaray basketbol maçını izleyecek' desin.
Pazar akşamları; ne günün maçını ilk gösterdiği için çok izlenen TRT'nin Maraton'u, ne Süper Lig'deki Şansal-Erman muhabbeti, atv'deki İbo Show'daki geyik muhabbeti ne de Star TV'deki can çekişmeye başlayan komik alaturka şarkı yarışması... Acun'un Var mısın Yok musun'u AGB raporlarına göre listenin tepesinde görülebilir. Ama AGB araştırmasına girmeyen 'Telegol' bence hepsinin tepesinde oturacaktır. Umarım her hafta reklamını yaptırmak için stüdyoya gelen yöneticilere fazla yüz vermezler. Halk o adamları artık tanıdı, hiç sevmiyor.
Yorum Ekle
Yorumlar