Metni Büyüt Metni Küçült
15 Ekim 2008

Bana lütfen izah etsinler, Sıkmabaş onları niye rahatsız ediyor?

Başınızı böyle bağlamak size aşağılık kompleksi mi veriyor ki, Sıkmabaş lafına itiraz ediyorsunuz..
Bana lütfen izah etsinler, Sıkmabaş onları niye rahatsız ediyor? Sıkmabaş!..
Hıncal Uluç / Sabah


"SIKMABAŞ" deyişime, sıkmabaşlı kardeşlerimin bir bölümü itiraz ediyor. Sanıyorlar ki aşağılama amacıyla böyle diyorum.. Asla.. İnsanları hele kılık kıyafetleri yüzünden aşağılama gibi bir adetim yok. Yolu Ortaköy'e düşen sıkmaşlılarla nasıl yakın, nasıl içten ilişkiler içinde sohbet ettiğimizi, kucaklaşıp resimler çektirdiğimizi yaşayanlar biliyorlar.

En son yazan Sevgili Zeynep'e mesela benim sorum var.. Başınızı böyle bağlamak size aşağılık kompleksi mi veriyor ki, Sıkmabaş lafına itiraz ediyorsunuz..

Bu baş bağlama şeklinin Türkçedeki adı bu..
Türban sahte ve yanlış bir isim..

Diyelim Çarşaf.. Bu giyim tarzına bir başka isim vermek istiyorsunuz, yataklara serilenle karışıyor diye..

"Tayyör" derseniz gülerim. Çünkü Tayyör diye bir şey zaten var dünya dilinde ve bizde.. Çarşafa "Tayyör" demek anlamsız bir özenti olur.

Türban diye bir saç ve baş bağlama şekli var.. Hindistan kaynaklı bir erkek başı.. Ondan mülhem Fransız modacılar 1930'larda bir kadın başlığı yapıp adına "Türban" dediler. Bizim sıkmabaşla uzaktan yakından ilgisi yok.. Bu türban, dünyada da, Türkiye'de de hâlâ kullanılıyor, moda olmadığı için eskisi kadar sık değilse de.. Şimdi "Türban" dersem hangisi.. Fransız modası mı, bizim sıkmabaş mı?..

O zaman ben bile bile, yanlış ismi kullanmam..

Sıkmabaş, sıkmabaşlıları rahatsız ediyor ve ille de Batılı, Fransız Modasını hatırlatan kentsoylu bir laf istiyorlarsa, icat etsinler.

Ya da bana lütfen izah etsinler, Sıkmabaş onları niye rahatsız ediyor?.. Yaptıkları türban değil. Başa tülbenti sarık gibi sarmıyorlar.. Başlarını çifte eşarpla sımsıkı bağlıyorlar. Yani tam da adı üstünde..

Yorum Ekle

Yorumlar

+4 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
abdulmelikhankendi | 15 Ekim 2008 09:42
Türk kadınının kendi üzerinden siyaset yapılmasına,
başının sıkarak ve sıkmayarak bağlanmasına, 3 çocuktan aşağı olmamak üzere doğurarak evde oturmasına, hatta bundan öte mütedeyyin olan bazı dindaşlarımızın dışında asıl müslümanın kendileri olduğunu iddia eden bazı kesim ve tarikat müridlerinin kadının dört duvar arasından sesinin duylmasının dahi caiz olmadığını deklare edenler var.

Eğemen erkek toplum özlemcileri ve halen öyle yaşayan
pederşahi aile düzeni sürdüren, doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesindeki berdeller, berivanlar,nufus planlamasını kabul etmeyen 3-4 eşli adamların 40-50
çocuk sahibi olduğu, bunu bir övünç vesilesi yapan erkek eğemen toplum, feodal yapı ve bu yapı içinde
değerlenderilen kadın!

Yazarın Ortaköyde sıkmabaşlılar ile ne sohbetler patlattığını söylediği kadınlar çizdiğim panorama içinde şanslı olanlar.

Haremlik selmlığın muhakkak toplu taşım araçlarından
restoranlara, plajlardan eğlence mekanlarına ve diğer müşterek kullanılması gereken her yerde ayrılmasını savunan bu konular ile ilğili cuma vaizlerinde ne zırvaların söylendiğini müdavim olanlar biliyor.

Kadın artık bunları görmeli, silkinişi yapmalı kendi üzerinden kendine rol biçenleri çoğunluk erkeklerde
olmak üzere hemcinsleri dahil bunları saf dışı etmeli, özgür ve hür bir kadın olmanın hazzını taşımalıdır.
-1 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
hulagu | 15 Ekim 2008 13:51
Sıkmabaş tabirinin niye kullanıldığını sıkmabaş derken dişlerin nasıl ve ne için sıkıldığını sağır sultan dahi biliyor, varsın Hıncal Uluç bilmesin. Ama, bir de BAŞÖRTÜSÜ var. Bunu söylemek niye zor geliyor?
-1 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
Bilader | 16 Ekim 2008 12:37
Şimdi tabirin o olduğu güzel olduğu manasına gelmez. Örnekler çok tabii. Mesela "Keçi Sakal" da denebilir "Top Sakal" da denebilir. "Yaşı geçkin"