Metni Büyüt Metni Küçült
18 Ekim 2008

Doğan'ı 'politikadan' kim vazgeçirdi? İşte ilginç fotoğraf ve açıklamalar!

Doğan Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan Gentleman Dergisi'ne bir röportaj verdi. Doğan'ın söylediklerinin yanısıra çektirdiği fotoğraflar da çok ilginçti. Superpoligon editörü röportajda öne çıkan bölümleri yazdı.
Doğan'ı 'politikadan' kim vazgeçirdi? İşte ilginç fotoğraf ve açıklamalar! Röportaj: Feyzan Top/Emel Yiğit Kara
Fotoğraflar: Hüseyin Alsancak/Coşkun Çeler/Gentleman

- "Mesleğimiz son günlerde aşırı yıprandı. Gazeteciler hiçbir etik değer tanımamaya başladı. Adam benim yanımda yıllardır çalışıyor. 'Sen benim patronumsun senden daha iyisi yok senden daha ahlaklısı yok' diyor. Ertesi gün arkasını dönüyor bana sövüyor. Bazen gazeteciler 'sektör öldü' diye yazıyor. Siz kendi ayağınıza ateş ediyorsunuz. Metin Toker'in bir lafı var. 'Adam gibi yapılırsa dünyanın en şerefli mesleğidir' "





- Soru: Size saldırıldığında hemen cevap veriyorsunuz. Dayanamıyor musunuz?

- Cevap: "Aslında cevap vermemek lazım. Hepsinin ciğerini biliyorum. Adam gözümüm içine baka baka yalan söylüyor. Evde ben konuşacağım diye televizyonu kapatıyorlar. ben bazılarında yatak odasına gidip oradan telefon ediyorum. Çünkü eşim müdahale ediyor. 'yapma' diyor. Ama adam yalan söylüyor. Adam yıllardır bende çalışmış bana sövüyor.

- Soru: Gazetecilerin polemikleri kamuoyunu gerçekten ilgilendiriyor mu?

Cevap: "Şunu görüyorum. Çamur atıyor, tutmasa da iz bırakıyor. Gazete sahipleri, Erol Simavi, Dinç Bilgin, Rahmetli Kemal Ilıcak, Emine Uşaklıgil, sendikaya gelirdi orada oturup konuşurduk. Ahlaki ölçülerin dışına çıkarttırmazdık. Kemal Ilıcak bazen derdi ki, 'gazete sahiplerinin elinde kalemi yok. kalemi olmayan insanlara sataşmasınlar.' Yazarlar çizerler birbirleriyle polemiğe girerlerdi. Biz de okurduk: Ama şimdi öyle değil. Şimdi yazarlar 'bu gazete sahibi şöyle' diyor. Zaten bir kitap yazmayı düşünüyorum. Tanıdığım büyük büyük gazeteciler diye.





Soru: Son 10 yılda yeni aktörlerin girmesiyle piyasa değişti. Kızlarınıza ne öğütlüyorsunuz?

Cevap: Kızlar bana diyorlar ki 'bu kokuşmuşluğu biz düzelteceğiz.' 'Nasıl düzelteceksiniz?' diyorum. Çünkü medya hiç bu kadar bölünmemişti. Bugün bir yandaş medya var. Bizim grup, Cumhuriyet ve Akşam hariç yandaş olmayan kimse kalmadı. Bu yandaş medya da aşırı bıçkın ve aşırı saldırgan. Sabah'tan sonra denge iyice değişti. Medya nasıl düzelir bilmiyorum. Patronlar, gazete sahipleri Yayıncılar Birliği'ne gelmiyorlar. Sırf benim için gelmiyorlar diye tarafsız birini seçtik. Yine gelmiyorlar. Gelseler girseler yönetim kuruluna. Gazete sahipleri mesleğin namusunu kurtarmaya soyunmuyor, kendilerini kurtarmaya soyunuyor. Kızlar benden daha soğukkanlı davranıyor. Ama bilmiyorum nasıl kurtarırlar?



- "Boş zamanım pek olmaz. Olduğu zaman pijamayı çıkarmam evde ayaklarımı uzatır dinlenirim. Bodrum'daysam yürüyüş yaparım. Her gün bir saat yürürüm, bir saat de denize girerim. Yarım saat de bantta yürümeye gayret ediyorum."

- "Alıştığım bazı şeyler var. Mesela elbisede Lanvin, Zegna giyiyorum. Ama 10 yıl öncesine kadar öğrenciliğimden beri terzim olan Mehmet Özer vardı. O gelirdi. Ayakkabıda özel bir tercihim yok. Ama çok ayakkabı hediye edenim var. Kızlarım var, torunlarım var."

- "30 yaşındayken politka yapmak istedim. Gümüşhane'den milletvekili olmak istedim. Sema 'beni kandırdın. Sen beni işadamı olarak aldın İstanbul'a getirdin. Ben politikaya girmene karşıyım. Eğer bunu yapacaksan beni bırak' dedi. Ben de vazgeçtim."

Yorum Ekle

Yorumlar

0 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
abdulmelikhankendi | 20 Ekim 2008 08:19
Metin Toker'in söylediğine katılmamak mümkünmü? Sekrör o hale gelmişki, kendini sektörün bir ferdi kabul eden bu işe gönül vermiş, başka Akademik eğitimi olmasına rağmen bunlarla iştiğal etmeyip, sadece Gazeteciliğin verdiği imaj'la yaşamaya alışık
olanlar, yaşamak içinde kulvar seçmek zorunda bırakılmışlardır.

Fikir adamlığı dışında ticari yazılar yazanlar, kulvardan kulvara geçişlerde kendilerine gerek okuyucu gerekse sektörün içndeki meslektaşları tarafından yaftalar yapıştırılmakta, örneğin dönek gibi.

Böyle şeyleri göze alanlar camia içinde iaşesini çıkaracak yerler bulmaktadırlar.

Yanlış anlaşılmasın kimseyi aşağılamak veya hakaret kastı ile yazmıyorum sadece bu gün yayında olan meşruat'ın içeriğine bakarak yorum yapıp düşüncemi arzediyorum.