Milliyet'te bugün yayınlanan bir karikatür, okurları şoke etti. Karikatürde, son iki gündür yapılan törenlerle son yolculuğuna uğurlanan İstiklal Harbinin son gazisi ile Ergenekon davasında yargılanan sanıklar bir tutuluyor.

Karikatür, Doğan Grubunun bugüne kadar Ergenekon terör örgütüne verdiği en açık seçik destek niteliğinde.
İşte o karikatür...
Yorum Ekle
Yorumlar
tezahürü olarak algılamak lazım. Adına Ergenekon dedikleri bu şekilde anılmasını isteyenler, gerçekte
bizim ümraniye soruşturması diye adlandırdığımız bir
görülmekte olan Mahkeme davası var.
Yargıya intikal ettiği için üzerinde çokca yorum yapmak istemediğimiz bir dava ve fakat; üzerinde o kadar konuşulmuş, iddiaları dahi daha resmen mahkemeye verilmeden bir takım basın tarafından tefrika halinde yayınlanmış, hala üzerinde spekülatif
yazı ve yorumların olduğu bir dava.
Bizde bu yapılanlara uyarak bir iki şey yazalım dedik. Ümraniye soruşturmasında 86 sanık tutuklu, bazılarıda tutuksuz olarak yargılanmakta, olay o hale getirilmişki, çek senet tahsilatcısı olan kabadayıdan tutun, kumarhane işletenlerden tutun, eski ülkücü yıllardır kabadayı geçinen aklınıza ne kadar kanunsuzlukla isimleri kamu oyunda bilinen mafya türü bir örgüt'ün var olduğunu kabul etsek, bunlarla beraber hayatının büyük bölümünü devlet, millet hizmetinde kimi mafya ve terörizm'le, kimi PKK
denilen vatan haini terör örgütü ile, kimi yazıları ve kitapları ile, kimileri Atatürk' gibi deha bir devlet adamının düşüncelerini yaymak ve yaşatmak üzere kurulmuş bir derneğin Gn. Başkanlığını yaparak, kimi Ünüversite Rektörlüğü yaparak, kimi meydanlara Türk Bayraklı Atatürk Posterli milyonlarca Türk'ü toplayarak ne şeriat ne darbe diye haykırarak Cumhuriyet mitinlerine öncülük yaparak, bu millete hizmet etmiş, Asker Sivil bir çok saygın meslekten insanları; yukarda saydığımız mafya örğütü ile aynı kefeye koyarsanız, bunun içinde 2500 sayfa güya iddianame yazarsanız buna hem hukuk adamları hem vatandaş güler.
Ülkede kim olursa olsun hiç kimsenin suç işleme ayrıcalığı ve lüksü yoktur. Hukukun üstünlüğüne inanan bir devlet oluşumuzdan, Türk milleti adına yargılama yapıp karar veren Mahkemelerimiz ve yargıçlarımız olduğundan dolayı her zaman iftihar ettik. Bu dava'dada aynı düşünceler içinde gelişmelerin ve Adalet'in tecelli etmesini, bu davadan mağdur olmuş her biri saygın ve topluma mal olmuş insanların daha fazla mağdur olmadan Bereat ederek salıverilmelerini gönülden arzu etmekteyiz.
İnsanların geçmişi, İstiklal'den İstikbal'e
gelecekleri, çocukları ve çevreleri var. Tazminatlarla sonlanacak ardı arkası kesilmeyek davalar var. Ama Hayat kısa insanların bir günlük mağduriyetleri bin yıllık maddi servetle değiştirilemez.