Atv'de Yaşamdan Dakikalar programında Sunay Akın 11 yaşındaki Zeynep'in şiir kitabını tanıttı. Küçük Zeynep şiirinde diyor ki;
Gerçek nerede?
"Kafamdaki soru işaretlerine/Sihirli değnekle dokundum/Acaba gerçek sorularda mıydı/Yoksa cevaplarda mı?..."
Müthişti... Bayıldım bu şiire... Sahi aradığımız tüm gerçekler hangisinde?
Örneğin Okan Bayülgen'in programını izliyorken... Soru işaretleri oluştu kafamda. Fox'taki evlendirme programından bir bölüm yayınladı. Bush'un amcası olduğunu iddia eden bir kızımız evlenme şartlarını açıklıyordu. Sunucu "Bush amcana haber verecek misin?" diyordu, kız da "Evet" cevabını haykırıyordu. Okan tiye aldı olayı. "Türkiye'de üç aylık maaşlarla apartman alıyor sunucular. Neden üç yıllık maaş değil? Şiddetle karşıyım önüne gelen bu tarz sunuculara" diyordu. Ve ardından "Bu gerizekalılık" diye bağırıyordu. Okan haklıydı ama işin içine "Gerizekalılık" boyutunu katması ne kadar doğruydu?.. Gerçek hangisiydi?
Nebil Özgentürk ekranda Haşmet Babaoğlu'na soruyordu? "Ölsen ve yeniden doğsan bu işi yapar mısın?" diye. Haşmet "Yeniden doğarsam bir Rock grubunda sıradan bir gitarist olmak isterim" diyordu. Pek inandırcı gelmedi bana... Büyük bir gazetede köşe yazarlığı yapıyorsun "Sıradan bir gitaristliği" daha önemsiyorsun. Hadi canım sende miydi? Gerçek neydi?
Flash'ta izdivaç programı yapan Semra kaynanaya bir telefon bağlanıyordu. Canlı yayında telefonun öbür ucundaki erkek "Semra hanım evliyim ama bu evliliği sizin için bitirebilirim. Benimle evlenir misiniz? Sizi koluma takmak istiyorum" diyordu. Semra kaynana öfkeyle "Sen ananı alla pulla, gönder birine o taksın koluna ulan" diye bağırıyordu. Kabahat Semra kaynanada mıydı yoksa ona program yaptıran kanalda mı ve dahası ona izdivaç programında evlenme teklif eden evli adamda mı?.. Gerçek hangisiydi diye sorarken cümlemi ulan diye bitirmeyeceğim...
Taklitçi Yavuz Seçkin Kürşat Başar'ın programında oğlunu anlatıyordu. "O da benim gibi taklitçi olmak istiyor" diye. Taklitçinin taklitçisi olmak ne kadar doğruydu?
Radyospor'a mail atmış dinleyici, onu okuyorlardı. Adam "Adım Baha soyadım Sur ama bana herkes Basur diyor" şeklinde giriş yapıyordu mailine.. Acaba dinleyenleri kabız edecek bir giriş miydi bu? Gerçek neydi?
Soruda mıydı yoksa cevapta mı aranan?
"11 yaşındaki Zeynep'in şiirleri tv programlarından daha yukarıda" cümlesi belki de gerçeğin ta kendisiydi...
Yenişafak / Bekir Hazar
Yorum Ekle