Onun için Bay Tayyip Erdoğan’ı en fazla tedirgin eden haberler, kriz haberleridir...

Hayat ve İnsanlar Fakirleşirken
Dünyanın en büyük bankalarından Citibank’ın çıkardığı insan sayısı 50 bini buluyor, Türkiye’de hâlâ boş kelamlarla dolu tartışmalar, laf kalabalıklarından ibaret mülahazalar, siyasi tartışma niyetine sunuluyor...
Moda ağızları, “liberal mucizeleri” şımarmış dudaklarının arasına sakız yapıp, yıllardır ukalalık yapan zevat fare gibi duvardaki deliklerden içeri kaçmış ...
Dünya görmediği ve göremeyeceği bir krizin, fakirleşmenin, işsizliğin, daralmanın, sancılarını yaşıyor...
***
Dünyada gerçekte varolan 48-50 trilyon dolar para, şişirile şişirile, jelatinlene pazarlana, paketlene, katlana, gerçekte olmayan şeyler hisse senedi, kredi, o bu, şu adı altında satıla kiralana tam 600 trilyon dolarlık bir varlık haline getirildi...
Finans mucizesi yarattıklarını söyleyen kapitalizmin zibidileri, 50 trilyon doları değeri sanal olarak 600 trilyon dolar yaptılar...
Gerçeğin 12 katına çıktılar...
Değerin 550 trilyon dolar üstüne bir fiyatla gerçekleştirdiler...
Şimdi ne halt ettiklerini görüyor, fare deliklerine kaçışıyorlar...
Domino taşları teker teker çöktü, sanal paralar uçtu, finans dünyası tarumar oldu...
Kapitalizmin bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler felsefesinin, altın çocukları şimdi pisledikleri dünyayı harıl harıl temizlemeye uğraşsınlar, Amerika’da, İngiltere’de, Almanya’da yüzbinlerce insan işten atılmaktadır...
***
Dünyanın en büyük devleri batarken, “12 Eylül’ün liderleri gibi, radyasyon bize bir şey yapmaz... Bakın çay içiyorum... Radyasyonlu olsa ben içer miyim?” türü laf ebeliklerini andıran uyanıklıklar yapmanın alemi yoktur...
Çünkü mesele dünyanın tarumar olmasının ötesinde, hayatın rezil olmasıdır...
Umudun Kaf Dağı’nın arkasına saklanmasıdır...
İşsizliğin patlayacak olması, milletin para harcayamaz hale gelmesi, zaten yüksek olan işsizlik oranının tavan yapacak olmasıdır...
Kimsenin cebinden artık beş kuruş para çıkmıyor...
Oysa ceplerden paranın çıkmaması başka insanların açlığını tetikleyeceğinden o da çözüm değildir...
***
Şimdi kapitalizmin sınırsız, denetimsiz özgürlüklerini, ukala, şımarık, snob manifestolarını alsınlar başlarına çalsınlar, tuvalet kağıdı yapıp bir taraflarını silsinler...
Hâlâ arlanmış değildirler...
Hayatın insanlar arası dayanışma talep ettiğinden, şımarık, yoz ve snobize bir kapitalizmin, insanlığı yok etmekte olduğunun farkında değildirler...
Türkiye’ye gelirsek
O da aşağıdaki yazının konusudur...
*****
DÜNYA EKONOMİK KRİZİ VE AKP...
AKP’nin patlaya patlaya 2002 yılı 3 Kasım’ında iktidara gelişiyle ilgili herkes bir sürü kelam eyledi...
İslam’ın patlaması, eski iktidarın yozlaşması, rüşvet ve yolsuzlukların ayyuka çıkması, Ecevit’in hastalığı, Bahçeli’nin kararsızlığı, Mesut Yılmaz’ın taksiratı herkes bir yerden attı da attı...
Oysa Bay Başbakan Tayyip Erdoğan da çok iyi biliyor ki, kendisine iktidarın devredilmesinin ana sebebi, 21 Şubat 2001’dedir...
Türkiye’yi kasıp kavuran krizdedir...
Çankaya’da kitapçık biçiminde fırlatılan Anayasa, sonunda Bay Erdoğan’ın yüzde 34.5’la Başbakan yapmış sonrası da çorap söküğü gibi gelmiştir...
***
Ekonomik krizlere insan dayanmaz, parti dayanmaz, hükümet dayanmaz, Çiller mi dayanabildi, Ecevit mi, yoksa Bay Mesut Hazretleri mi?..
Çankaya’da Anayasa kitapçığı, rahmetli Ecevit’e fırlatıldığı an AKP’nin iktidara görünmez gelişinin başladığı andır...
Bir günde 7.5 milyar dolar çekilince, gecelik faizler yüzde 7500’i hissedince, belliydi bir süre sonra olacaklar...
Onun için Bay Tayyip Erdoğan’ı en fazla tedirgin eden haberler, kriz haberleridir...
Krizlerin hükümet getirip, hükümet götürdüğünün farkındadır...
2001 krizi koskoca DSP ile ANAP’ı yerle bir etti, babalar hâlâ kendilerine gelemedi...
MHP ideolojiye sığınıp hayatiyetini sürdürse de, eski günlerini bir daha göremedi...
AKP’nin de korkusu budur...
El Hak bu krizin sorumlusu AKP değildir...
Alakası yoktur...
Meryl Linch gibi bir dünya deviyle, Citibank gibi bir dünya bankasıyla, Lehman Brothers gibi bir dünya markasıyla Bay Tayyip Erdoğan’ın politikalarının zinhar bir bağlantısı yoktur...
***
Ancak:
1) Bay Başbakan bilmektedir ki, krizin sorumlusu kim önemli değil, kriz kimi yakaladı odur mühim...
2) Sihirli formül ürettiğini söyleyen Londra finans menşeili zibidilerinin yarattıkları sanal fonlar, yıllardır Türkiye’yi pembe dünyalara boyamaktaydı...
3) Misal Maslak’tan Beşiktaş’a inen yola, Manhatten 5 th Avenue, Boğaz’a ise Long Island muamelesi çekilmekteydi...
4) Türkiye’de, gecede 1 milyarlık hesap gelmezse, o restorana, kebabçı denmekteydi...
5) Bir refah, bir müreffeh, bir uçan halı gibiydi Türkiye...
6) Bunun pembe tablonun rentanı AKP yedi...
7) Bedelinin bileti ona mı kesilir iktidarın korkusu budur...
8) Ekonomi bu derece önemli, hayat bu kadar ekonomiktir...
9) Marks’ı çoktan unutan liberal zibidiler, hayatı uzun zamandır Manhatten tipi yaşam tarzı zannetmekteydiler...
10) AKP’yle liberaller birbirinden ayrışacaktır...
Çünkü AKP liberal söylemlerle değil, ekonomik sefilliklerle iktidara geldiğinin farkındadır...
11) Bay Başbakan’ın isli viski eşliğinde söylediklerini dinlermiş gibi yaptığına bakmayın...
O bunlarla bir yere gidilmeyeceğinin farkındadır...
Reha Muhtar / Vatan
Yorum Ekle