Metni Büyüt Metni Küçült
1 Aralık 2008

Global kriz dünya medyasını nasıl etkiledi? İşte çarpıcı sonuçlar...

Platin Dergisi global krizin medya üzerindeki etkilerini haberleştirdi. İşte araştırmadan ilginç sonuçlar:
Global kriz dünya medyasını nasıl etkiledi? İşte çarpıcı sonuçlar... Bir gazete okuyucusu 800 dolar Bir internet kullanıcısı 33 dolar!

New York Times, The Independent ve The Guardian gazetelerinin projeksiyonlarına göre, internete yaptıkları yatırımın ancak 2015 yılından sonra geri dönüşümünün olması bekleniyor. Öte yandan, yazılı basına olan talep sanıldığından güçlü bir çekirdeğe sahip... Küçük bir anekdot; Barack Obama'nın ABD Başkanı seçildiği gün çıkan New York Times gazetesi alışveriş sitelerinde en az 600 ABD Doları'na satılıyor.

BİR başka örnek: Son 24 ayda dünya genelinde gerçekleşen 10 büyük medya satın alması veya birleşmesine bakıldığında ilginç bir görüntü ortaya çıkıyor. Haber içerikli internet siteleri satın alınırken, günlük tekil kullanıcı sayısı dikkate alınıyor. Her kullanıcıya ortalama 33 dolar değer biçiliyor. Yani günde 1 milyon tekil kullanıcısı olan bir sitenin piyasa değerinin 33 milyon doları aşmıyor. Üstelik bu son kriz öncesi rakam.

ÖTE yandan bir gazete okuyucusuna biçilen değer 800 dolar... Yani günde 155 bin satan bir gazetenin değeri 124 milyon dolar seviyesinde. Wall Street Journal'ın satışında okuyucu başına ödenen miktar 1.273 dolara kadar çıkmıştı. Elbette bu yaklaşımda, marka bilinirliği ve toplam gelirler gibi unsurlar göz ardı ediliyor. Ama yine de gazeteler uzun bir süre daha online medya ve internet haberciliğinden güçlü halde kalacak...

Kriz gazeteleri nasıl etkiledi?

ABD'de yayınlanan 507 gazetenin günlük hafta içi tirajı, geçen yıla göre yüzde 4.6 gerileyerek 38.1 milyon adede indi.

New York Times'ın ilan gelirleri 3'üncü çeyrekte yüzde 18.5 geriledi. Net kar yüzde 51.4 azalarak sadece 6.5 milyon dolar oldu. S&, New York Times'ın kredi notunu düşürdü.

Wall Street Journal'ı bünyesine katan News Corp'un net kârı yüzde 30 eriyerek 515 milyon dolara düştü. News Corp'un kurcusu Rupert Murdoch, "Bazı çalışanlarla yollarımızı ayıracağız. 2009 medya için daha zorlu geçecek. Küresel boyutta maliyetler yüzde 30 artarken, reklam pazarı yüzde 30 daralıyor" dedi.

Time, Fortune ve Sports Illustrated gibi dergileri bünyesinde bulunduran Time Inc'ın reklam geliri yüzde 8 azalarak 51 milyon dolara geriledi. Time Inc 600 kişiyi işten çıkarıyor.

Bünyesinde ABD'nin en çok satan gazetesi USA Today dahil olmak üzere 85 ulusal ve 800 yerel gazete barındıran The Gannet Company'nin üçüncü çeyrek geliri yüzde 32.5 azalarak 158 milyon dolara indi. Gannet, 3 bin gazeteciyi işten çıkarıyor.

Los Angeles Times ve Chicago Tribune gazetelerinin çatı şirketi The Tribune Co'nun reklam gelirleri yüzde 19 geriledi. Zarar 121 milyon dolara çıktı. Grup, 300 gazeteciyi işten çıkarma kararı aldı.

112 yıllık geçmişi olan Seattle Times'ın tirajı 1 ayda yüzde 7.7 düştü. Çalışan sayısında yüzde 10 daralma kararı verildi. 150 gazeteci işten çıkarıldı.

100 yıllık Christian Science Monitor gazetesi, haftalığa döndü. Güncel haberlerin sadece internet platformunda yayınlanacağını açıkladı.

İngiltere'de durum farklı değil... Tabloid boya geçmek de gazeteler için çare olmadı. The Independent'ın günlük tirajı 5 yıl önce 218 bin ortalamaya sahipti; şimdi ise 144 bin seviyesinde...

Küçülen The Guardian ve The Times'ın da tirajları aynı oranda düştü. Daily Mirror'ı çatısı altında barındıran ve 60'a yakın yerel gazetesi olan Trinity Mirror grubu gider bütçesini yüzde 50 daraltma kararı aldı.

İngiltere'de medya sahipliği kanunları değiştiriliyor. Satın alma ve birleşmeleri zorlaştıran yasal engeller kaldırılıyor. Böylece küçük gazetelerin satılması kolaylaştırılıp iflasları önlenecek. ? Gazeteler değil; yarı-tanrı editörler tarihe karışacak!

Ben internetin, gazeteleri öldüreceğine inanmıyorum.

Gazetelerin modası geçmiyor. Gazetenin en önemli varlık sebebinin "okuyucusu ile bağı olduğu" gerçeğini unutan editörlerin, muhabirlerin ve patronların modası geçiyor.

Editörler yarı-tanrı gibiydi. Bir grup editör, bir şeyin haber olup olmayacağına karar verebiliyordu. Onlar yayınlarsa haber oluyordu. Yayınlamazlarsa, olay hiç yaşanmamış sayılıyordu. Yaşadığımız değişim bu; editörler artık eski güçlerini kaybediyor.

Online dünya sayesinde, okuyucular artık istedikleri tüm bilgilere ulaşabiliyor. Ancak okuyucular her zaman istediklerini istemeye devam ediyor: Güvenilir haber kaynağı.

Yazı işlerinde "aşırı rahatlık ve ilgisizlik" (okuyucu taleplerine karşı) gibi kanayan yaraları olmayan gazeteler her zaman "güvenilir kaynak" olma rolünü üstlenmiştir. Gelecekte de devam eder.

21'inci yüzyıl gazeteciliğin yeni zirvelere taşınacağı bir dönem olacaktır. Elbette, bazı formlara sıkışıp kalan gazeteler okuyucu ve tirajlarını kaybedecektir. Ancak okuyucularına güvenilir haberler servis eden gazeteler tirajlarını artıracaktır. Sadece basılı kağıt olarak değil; RSS servisleri, web sayfaları, e-posta haber hizmetleri ve cep telefonları aracılığıyla gazetelerin ulaştıkları kitleler ve toplam okuyucu sayıları büyüyecektir.

Güvenilirliklerini yitirmeden, markalarını koruyarak okuyucunun istediği haberi kişiye özel formatta, okuyucunun istediği dağıtım yoluyla servis edebilen gazeteler gelecekte başarılı olacak. Bunu yapamayanların yeni dönemde varolma olasılığı yok. Yeni kuşak okuyucunun beklentisini de gözardı edenler yakın gelecekte yok olacak.

Kâğıt fiyatını fiksleyen kazandı

Sıraladığımız örneklerden de görüldüğü gibi durum Türkiye yaşananlardan çok farklı değil... Ancak 2 Doğu ülkesinde ise basın kuruluşları krizi en az hasarla atlatmayı başarıyor.

Avustralyalı medya kuruluşları birlik olup kağıt alımlarında ortak hareket etme kararı aldı. Bir pazarlık bloğu oluşturan News Limited, Fairfax Media, APN News ve West Australian grupları dünyanın en büyük gazete kağıdı üreticisi olan Norske Skog ile masaya oturdu.

Haftada toplam 17 milyon adet gazete basan gruplar, Norveçli Norske Skog'u "sabit kurdan kağıt alımı için" anlaşmaya ikna etti. 10 yıllık anlaşma çerçevesinde, kur her yıl sadece yüzde 7 aralığında dalgalanıyor. 2008/2009 finansal dönemini kapsayan fiyat anlaşması 1 Temmuz'da imzalandı.

Ortak dağıtım maliyeti düşürdü

ABD ve Avrupa kıtasında son 10 yılda gazete tirajları yüzde 15 gerilerken, Japonya'da bu oran yüzde 3 ile sınırlı kaldı. Teknoloji tutkunu genç nüfusun gazete okumamasına karşın, yazılı basın sanal medyaya boyun eğmedi. Çünkü her 1000 kişi başına 624 gazetenin satıldığı ülkede, medya kurumları ortak hareket ederek abone dağıtım bloğu oluşturdu.

Toplam satışların yüzde 95'ini abone satışları oluşturuyor. Abonelik sistemiyle, okuyucu sadakati maksimum seviyeye çıkarıldı.

Japan Newspaper Publishers Association direktörü Megumi Tomita'nın sektörün yapısın şöyle anlatıyor: "1 adet gazetenin 1 yıl boyunca baskı dahil okuyucunun kapısına ulaştırılması için 470 ABD Doları harcanıyor. Eğer ortak platform olmasıydı bu maliyet 800 doların üzerinde olacaktı. Abonelik sistemi kurulamayacak ve bugün tüm gazeteler daha kırılgan olacaktı. Bu güçlü finansal yapı sayesinde ilan gelirleri de her zaman belli bir düzeyde kalıyor. Gazeteler krizden etkilenmiyor. İnterneti bir tehdit olarak görmüyoruz. Sanal medyanın egemenliğine, en az bir nesil daha var. Biz kendimizi bu geleceğe göre hazırlıyoruz..."

Tolga TUNA-Platin Dergisi

Yorum Ekle

Yorumlar

0 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
abdulmelikhankendi | 2 Aralık 2008 02:15
Editörleri yarı Tanrı haline getiren yine Gazete çalışanları, yazarları çizerleri olmuştur. Hiç bir Editör Aliyul Ala ve Gazete yazarından, köşe yazarından üstün degildir. Fakat; Editörlerinde klasik manada yapacağı işler mutlaka vardır. Zaten Editörlük kurumu bunun için ihdas edilmiştir.

Avrupa ve Amerika gibi ülkelerde yazılı ve görsel Basın yanında birde Dünyayanın vazgeçemediği hızla
hayatın içine yayılan İnternet ve onun getirdiği habercilik, tabiri caiz ise anında görüntü, bir çok degerlerin alt üst olmasına neden olabiliyor.

Dünyada meydana gelen, arada bir Dünya milletlerini etkileyen ekonomik kirizler, Finansal kirizler Basın veye Medya dediğimiz kurumlarıda etkiliyor! etkilenen ABD ve AB medyaları olsada. Basını bizden çok iyi bilenler bilirlerki; en kötü şey Basın kartelidir.

Basını ve Basın çalışanını kanser gibi kemirir sonunda kendisinide yer bitirir.