Kanal 1 örneği, “büyük paraların harcandığı TV sektörü için yeni bir dönem mi başlıyor” sorusunu gündeme getirdi.

Küresel krizin etkileri hızla kendisini gösterirken, firmaların ilk önlemleri arasında reklam giderlerini kısıtlaması TV sektöründe olumsuz etkilerini gösterdi. Birçok kanal var olan yapımlarını yayından kaldırmak ya da bütçe kısıtlamalarına gitmek gibi önlemleri yeni yeni almaya başlarken Kanal 1 yönetimi, krizi öngörerek aylar önce aldığı önlemlerin meyvelerini topluyor.
Krizden çok önce hızlı bir yeniden yapılanmaya giden Kanal 1, Kanal D ile birlikte bu dönemi hasarsız atlatan iki TV kanalından biri oldu. Frekansını bir başka Ciner Medya Grubu kanalı olan Habertürk’e devretmesine rağmen, Kasım ayı izlenme oranları ile TV 8, CNBC-E, Kanaltürk, TNT gibi birçok ulusal ve ulusal olmayan kanal ile haber kanallarını geride bıraktı.
Kanal 1’in başarısının altında yatan nedenlerden birisi de televizyon izleyicisindeki değişimin doğru tahlil edilmesi.
Televizyon izleyicisinin farklı programların yarattığı ekran kalabalığından sıyrılarak, kendilerine uygun programların olduğu kanalları tanıyıp, doğrudan bunlara yöneldiği tespit edilerek, Kanal 1’e yeni bir anlayış getirildi. Kanal 1’in bu başarısı bugüne kadar büyük bütçelerin harcandığı TV sektöründe uzun süredir tartışılan “televizyonculukta yeni bir dönem mi başlıyor” sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Kanal 1, krizden her anlamda karlı çıkan bir kanal olma başarısını yaş ortalaması 30’un altındaki 35 çalışanı ile başardı.
Kanal 1’in bu başarısından sonra, şimdi medya çevrelerinde bu yeni dönem konuşuluyor. Bugüne kadar süregelen televizyonculuk sistemi, yerini yeni anlayışa mı bırakıyor? Türk televizyonculuğunda önemli taşlar yerinden mi oynuyor? Bu yeni gelişmeleri, tüm medya dünyası büyük bir merakla takip ediyor.
Yorum Ekle
Yorumlar