Gelen gideni aratır belki ama Türk medyası açısından bir yüz karasıydı Akif Beki.

Genel Yayın yönetmenlerini arayarak haberler konusunda yönlendirmeye çalıştı, sert çıkanlara ise aba altından sopa gösterdi.
Ak Parti'ye karşı oluşan, oluşacak tüm negatif haberleri engellemeye çalıştı.
Başbakanlık Basın Sözcüsü gibi değil, Tayyip Erdoğan'ın ölümüne savunucusu, basın danışmanı gibi çalıştı.
Bulunduğu kurumun ağırlığı ile bağdaşmayan uygulamalar yaptı. Başbakan'ın sevmediği ve ona ters soru soran gazetecieri aforoz etti.
Eski bir gazeteciydi belki ama gazetecilik biraz olsun haberi yoktu.
Meslektaşlarını fişlemekten bir nebze olsun tereddüt etmedi.
Medya tarihi Akif Beki'yi kara kaplı defterine çoktan yazmıştı, o defterden ismini silmesi kolay olmayacak...
Şimdi bu istifanın nedenleri sorgulanacak...
Sorunun cevabını çok uzağa değil, Balmumcu'ya uzanarak aramakta fayda var...
Ergun Babahan'ın istifasının ardından gelen bu ayrılık haberi sizce bir tesadüf mü?
Yorum Ekle
Yorumlar
sezarın hakkını sezara vereceksin...
akif beki ayrıldı diye kimse sevinmesin çünkü hayatta hiç kimse bulunduğu yere çakılı kalmadı sırası gelen gider....
eğer sabah genel yayın yönetmeni olursa sabah gurubu hayatının hatası yapar..