Enerji Bakanlığı doğalgazla çalışan bu santrallere, 'doğalgazla elektrik üretmeyi bırakıp, ikinci yakıta geçin' talimatı verdi.
Doğalgaz santralleri motorine dönüyor
Rusya’nın Ukrayna üzerinden gaz akışını kesmesinin ilk etkisi kendisini yap-işlet-devret (YİD) santrallerde gösterdi. Enerji Bakanlığı doğalgazla çalışan bu santrallere, ‘doğalgazla elektrik üretmeyi bırakıp, ikinci yakıta geçin’ talimatı verdi. Edinilen bilgiye göre YİD’lerin yanı sıra devletin kendi elinde bulunan ve doğalgazla çalışan santrallerde eklendiğinde yaklaşık 6 santralin ikinci yakıta yani motorin ile elektrik üretmeye başladı.
Trakya Bölgesi’nde üretim yapan Doğa Enerji’nin Yönetim Kurulu Başkanı Günay Çapan, durumun kendilerine yazılı olarak bildirildiğini ifade ederek, “Sonuçta borudan gaz kesilince bizim elektrik üretmemiz de mümkün olmuyor. Yazılı olarak ikinci yakıta geçin denildi biz de geçtik. Ne kadar süre ikinci yakıtla üretim yapacağımızı bilmiyoruz. Geçen yıl da benzer bir durum olmuş ve elektriği motorinden üretmiştik” dedi.
İKİNCİ AŞAMADA SANAYİ VAR
Bu arada Enerji Bakanlığı her ne kadar gelişmelerin kontrol edildiğini ve gaz arzında dengenin kurulduğunu belirtse de uzmanlar bunun bıçak sırtında bir denge olduğunu ifade ediyorlar. Botaş Eski Genel Müdürü Gökhan Yardım, soğukların birden bastırması ya da LNG taşıyan bir geminin kıyıya yanaşamaması gibi durumda sıkıntı yaşanabileceğini belirtirken, “ Rusya, Ukrayna ile arasında her yıl benzer bir şey yaşanıyor. Avrupa şu anda daha zor durumda ve hemen herkes Ukrayna’nın üzerine gidiyor. Bu nedenle ben bu sorunun devam edeceğini sanmıyorum. Ukrayna gelen baskılardan yılıp Rusya ile anlaşacaktır. Ben bir sıkıntı olacağını tahmin etmiyorum. Şimdilik YİD santralleri ikinci yakıta döndü. Yine bir sıkıntı olursa ikinci aşamada doğalgazla elektrik üreten otoprodüktörler, ardından da sanayiciden kesinti yapılır. Konutların ısınmasında herhangi bir sorun olacağını sanmıyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Habertürk
Yorum Ekle
Yorumlar
Hükümetler sadece Hazar zamanının olmadığını madalyonun öbür yanında birde Savaş zamanı olduğunu, iş ve eylemlerini yaparken günü kurtarmak için hareket edemeyeceklerini milliyetperverliğin bir ölçüsününde bu olduğunu, kavramaları gerekir.
Alırken'de, satarken'de milli, askeri sıtratejik öneme haiz durumları göz ardı etmenin ülkeye ne gibi
felaketler getireceği basiretine sahip olmaları gerekir.
Yukarda değindiklerimizin AKP denilen Parti ve onun Hükümet'inde olduğunu söyleyecek Babayiğit varmı?