Bazı siyasi partilerin, tüm masraflarını karşıladığı yerel basın çalışanlarını Ankara'daki programlarına götürmesi Trabzon basın camiasında tartışma yarattı.

Daha önce Saadet Partisi ve Demokrat Parti'nin genel kurulları için çok sayıda gazetecinin Trabzon'dan Ankara'ya götürülmesi ve son olarak AKP'nin 16 Ocak'ta yapılan belediye başkan adayları açıklama töreni için Ankara'ya 16 gazeteci götürmesi kentte görev yapan bazı medya çalışanlarını rahatsız etti. Meslektaşlarının haber takibinde yaptıkları harcamaların, bizzat haberin kaynağı olan siyasi partiler tarafından değil çalıştıkları kurumlar tarafından karşılanması gerektiğini savunarak tepki gösteren gazeteciler, özellikle basın kuruluşu yöneticileri ve patronlardan bu konuda hassasiyet istediler.
BUNDA NE TUHAFLIK VAR?
Öte yandan birçok gazeteci ise siyasi partilerin veya başka kuruluşların gazetecileri kendi programlarına götürmelerinde bir sakınca görmediğini açıkladı. Süperpoligon'a konuşan ancak ismini açıklamak istemeyen bir gazeteci, "Her siyasi parti, bir etkinliğini kamuoyuna duyurabilmek için medya mensuplarını o etkinliğe götürebilir. Gazeteci arkadaşların masraflarını karşılamasında da bir tuhaflık görmüyorum. Sonuçta bu arkadaşlarımız tatile gitmiyor, haber takibine gidiyor. Şayet, masrafı karşılanan gazetecinin tarafsız olamayacağı düşünülüyorsa bu saçmalıktır. Çünkü bu siyasi partiler zaten gazete ve televizyonlara önemli oranda reklam vermektedir. O halde gazete veya televizyonların da tarafsız olamayacağını mı düşüneceğiz? Bu tamamen haber-reklam ilişkisinin birbirinden ayırt edilmesi ile alakalı bir durumdur. Göreve giden gazeteci, kendisini kimin götürdüğüne bakmaz, orada ne olduğuna, ne konuşulduğuna, ne yapıldığına bakar. Eğer bir gazeteci, 'benim masraflarımı bu karşıladı' diye düşünüp tarafsız olamıyorsa, bence buradaki sorun gazetecinin kendisindedir” dedi