Ergenekon davasının 41. duruşmasında tahliye edilen Gazeteci Vedat Yenerer, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. İşte Yenerer'in çarpıcı sözleri...

Ergenekon davasında dün tahliye olan Gazeteci Vedat Yenerer, "Geç de olsa muhakkak bu işin sonunda selamet var ama bu işin sonunda bu tezgahı kuranlar o mahkemeye geri gelecekler. Hukuk mücadelemiz bu savcıların, bu savcılara destek olanların, Ankara'daki başsavcıların, onların sırtındaki ceketi alıp aynı bizleri attıkları F tiplerine kapatana kadar devam edecek" dedi.
Ergenekon davasının 41. duruşmasında tahliye edilen Gazeteci Vedat Yenerer, Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Yenerer, cezaevinde geçirdiği 11ayın hayatının en kötü, en acı, en üzücü dönemi olduğunu belirterek, "Korkunç bir iftira kampanyası ve oyunla karşı karşıyayız. Bu kirli torbaya ben de sokulmuş durumdayım" diye konuştu.
Türk adaletinin bu oyuna son verdiğini söyleyen Yenerer, "Aylarımız bize oynanan korkunç, aşağılık oyunlarla, kirli iftiralarla düzmece belgeleri düşünerek geçti. Öyle kötü günler yaşadık ki bunu kimseye anlatamadık" diye konuştu.
Hala neyle suçlandığını bilmediğini söyleyen Yenerer, "Evimi 22 kişi bastı. Çakal Carlos bile böyle alınmadı ve bugün itibariyle ben hala suçumu bilmiyorum neden 11 ay tutulduğumu bilmiyorum, hala bana açıklanmış değil. İddia makamının, savcıların ortaya attıkları iddiaların tamamı yalan, tamamı düzmece. Akla, mantığa ve her şeyden önce vicdana aykırı" dedi.
HUKUK MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK
Ergenekon terör örgütü iddiasının tam bir soytarılık olduğunu ifade eden Yenerer, şöyle devam etti:
"Böyle bir örgüt yok. Kimse kimseyi tanımıyor ve bugüne kadar bu örgütü kabul eden yok. Bu oyunlar ancak insanları karalamaya yöneliktir. Ama tekrar ediyorum yüce Türk adaletine güveniyoruz. Hukuk mücadelesinden bugüne kadar hiç dışarı çıkmadık. Her zaman olduğu gibi hukuk mücadelemiz sonuna kadar sürecek. Yargıya adalete güveniyoruz. Yargıya adalete karışmayın diyenler utansınlar. Yargıya karışmayın diyenler savcıları koruyanların ta kendileridir. Haklarında her türlü dava, her türlü soruşturma açılmıştır izin vermiyorlar. Bu nasıl pişkinliktir ki çıkıp yargıya karışmayalım diyorlar. Bizzat yargıya engelleyenler, yargıyı yönlendirenler karışmayalım diyorlar. Bu o kadar komik ki. Toplumu aşağılayan toplumu enayi yerine koyan bir açıklama ki böyle bir şey kabul edilemez."
KATİL REFERANS ALINIYOR
Son kitabı "Kanlı Kukla PKK" adlı kitabında yer alan ve geçmişte PKK kamplarında PKK'nın ileri gelenleriyle çektirdiği fotoğrafları, savcıların delil olarak iddianameye koyduklarını kaydeden Yenerer, "Savcılar bu fotoğraflarla sözde Ergenekon terör örgütüyle PKK arasında irtibat sağladığımı iddia ediyor. Alçakça, korkunç kabul edilemeyecek bir şey. Düşünebiliyor musunuz ben hayatım boyunca pek çok kez PKK kamplarına gittim. Ve bu iddiayı ortaya atanlar abla katili, Danıştay saldırganı, ömür boyu hapis almış Osman Yıldırım adlı devşirdikleri sanığa da Osmanım diyen savcılar. Aynı savcılar Alemdaroğlu gibi Perinçek gibi bu davada yargılanan pek çok saygın insanı samimi bulmuyorlar. Ama Osman Yıldırım'ın samimi beyanları diyorlar. Osman Yıldırım'ı yani Osmanım dedikleri katili referans alıyorlar. Onu samimi buluyorlar bizi suçlayanlar" dedi.
"ALÇAKÇA İFTİRA ATILIYOR"
Nasıl bir oyun, nasıl bir tertip olduğunu artık halkın gördüğünü sözlerine ekleyen Yenerer, "PKK ile Ergenekon sözde terör örgütü içine kattıkları insanları özdeşleştirip alçakça iftira atıyorlar. Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en değerli en kahraman askerleri şu anda tek tek gözaltına alınıyor. Efsaneler gözaltına alınıyor. Örneğin Levent Göktaş. Yüzlerce binlerce çatışmaya girmiş bu millet adına. Dünyanın en azılı terör örgütüne karşı yıllarını vermiş. Ve düşünebiliyor musunuz bu insan Abdullah Öcalan'ı getirdi diye gözaltına alınıyor. Arkasından da Öcalan'ı sorgulayan Atilla Albay'ı almışlar. Bunu anlamamak için ahmak olmaz lazım. TSK'ya yapılmış çok ama çok ayıp var. Bu ayıbın bu iftiranın altından nasıl kalkacaklar ben bilmiyorum. Ama şunu çok iyi biliyorum yüce Türk mahkemelerinin önünde bunun hesabını verecekler. Bu oyun bozulacak" diye konuştu.
"BU TEZGAHI KURANLAR O MAHKEMEYE GERİ GELECEK"
İçerdeki insanların en büyük sıkıntısının bu yalan haberler olduğunu kaydeden Yenerer, şunları söyledi:
"Onun dışında herkesin morali iyi. Çünkü herkes biliyor ki bu adalet sonunda herkes için çalışacak. Geç de olsa muhakkak bu işin sonunda selamet var ama bu işin sonunda bu tezgahı kuranlar o mahkemeye geri gelecekler. Bundan herkesin emin olmasını istiyorum. Hukuk mücadelemiz bu savcıların bu savcılara destek olanların Ankara'daki başsavcıların, onların sırtındaki ceketi alıp aynı bizleri attıkları F tiplerine kapatana kadar devam edecek. Ben kendi namıma bunu söylüyorum."
Milliyet