Metni Büyüt Metni Küçült
11 Şubat 2009

İlk Fenerbahçe-Galatasaray maçını kaç kişi seyretti?

Vatan yazarı Tuna Kiremitçi, Murat Erdin'in son kitabı “Yer Fener, Gök Cimbom” kitabından çok ilginç ayrıntıları köşesine taşıdı. Kitapta ilk Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasını ne kadar seyircinin izlediği de mevcut. İşte o sorunun cevabı.
İlk Fenerbahçe-Galatasaray maçını kaç kişi seyretti? Tuna Kiremitçi'nin Vatan'da yayınlanan yazısı

Yer Fener, gök Cimbom

Kadıköy’de Galatasaraylı gençleri Fenerbahçeli gençler karşıladı. Birbirlerini ‘selamünaleyküm’ diyerek selamladılar ve öpüştüler. İki takımın kalabalık heyetinde herkes birbirinin elini sıkıyordu.

Futbol denen oyuna gönül veren bu gençler, birkaç saat sonra Türkiye’nin ve dünyanın en büyük derbisi olacak bir mücadelenin ilk randevusunda karşı karşıya geleceklerdi.”

O gün “Papazın Çayırı”nda toplanan çocuklar, başlattıkları şeyin yüz yıl sonra tüm dünya tarafından izleneceğini bilemezdi.

Ödüllü gazeteci Murat Erdin’in çıkıp “Yer Fener, Gök Cimbom” diye bir kitap yazacağını ve rekabetin asırlık tarihini anlatacağını da...

Murat’ın dediğine göre, ilk Fenerbahçe-Galatasaray maçını kaç kişi seyretmiş biliyor musunuz? Taş çatlasa on. Yani kenardaki yedek futbolcular ve “Papazın Çayırı”ndan geçerken başını çevirip bakan üç beş meraklı.

Peki ne görmüş o meraklılar? Sahanın iki ucunda tahta kaleler ve heyecanla nefes alıp veren yirmi iki genç adam...

***

Bugün, Fenerbahçe-Galatasaray rekabeti dünyanın en önemli spor olaylarından biri... Derbinin yüzüncü yılı şerefine bu kitabı yazan Murat Erdin’i de radyodaki “Konuşan Türkiye” programından ve renkli gazetecilik geçmişinden tanıyoruz.

“Yer Fener, Gök Cimbom” kitabında tarihin özel yaprakları var: İşte Bedri Rahmi’nin 1936 yılında, tesadüfen denk geldiği bir Fenerbahçe-Galatasaray maçı sonrasında, Tan’da yazdıkları: “Maç bütün teferruatına varıncaya kadar tramvayda tekrar edildi. Kırıcı oynayan oyunculara orijinal küfürler bulundu. Velhasıl, tramvay içerisinde taze ve sıcak bir futbol havası yol boyunca, aynı kuvvetle dalgalandı.”

İşte Nâzım Hikmet belki de aynı maçı seyrettikten sonra Akşam’da şunları yazmış: “Meydana, teker teker saydım, yirmi iki delikanlı çıkarılıyor. On birinin üstünde sarı-kırmızı yollu yollu gömlekler, öteki on birinde sarı lacivert fanilalar. Ben kendi payıma güzel, berrak ve heyecanlı bir iki saat geçirdim orada.”

Bir tarafta Bedri Rahmi ile Nâzım’ın, diğer tarafta şimdiki Erman ve Ahmet hocaların maç yorumları... Düşünüp karşılaştırmak bile keyifli...

Özetle, derbinin yüz yılını merak eden hasta taraftarlar için Murat Erdin’in kitabı bir nevi ilaç.