Arşimet’ten Einstein’a, sayıların icadından sicim teorisine, “Bilimin 4000 Yıllık Serüveni”... NTV Yayınları’nın yeni kitabı, mucitleri ve icatları, fotoğraflarla anlatıyor.

İnsanlar varolmaya başladıkları günden beri doğanın sırlarını çözmeye çalışıyor. Bilimsel teorilerin tarihini inceleyen Bilimin Serüveni kitabı da, bir anlamda insanın dünyaya bakışı ve onu algılayışının tarihini gözler önüne seriyor. Her bilimin kendine özgü, ilginç bir keşif öyküsü olduğuna inanan kitap, bu yüzden altı bölüme ayrılmış: Gökler, İnsan Bedeni, Madde ve Enerji, Yaşamın Kendisi, Dünya ve Ay, Zihin ve Davranış. Her bölümde, ana başlıkla ilgili milattan önceden günümüze kadar gelinen nokta irdeleniyor; önemli bilimdamlarının kısa biyografilerine yer veriliyor.
GÖKLER
Gündüz, gece ve havanın değişimiyle renk değiştiren gökyüzü, elbette insanların merakından uzak kalmayı başaramazdı. İnsanoğlu ilk başlarda ondan korktu, gürlemesini üstün bir varlığın hiddeti addetti, orada asılı duran sarı - turuncu yuvarlağa taptı, onu kutsadı... Sonra daha fazla soru sormaya başladı, deneyimlerini birleştirdi ve onu açıklamaya çalıştı. Çinli gökbilimcilerin ilk kez ay tutulmasını kaydetmeleri (MÖ 1361), Batlamyus'un gezegenler, güneş ve ayın hareketlerini öngörebilen güneş sistemi modeli geliştirmesi (MS 150 civarı) ve 16. yüzyılda Kopernik'in güneş sisteminin merkezinde güneşin yer aldığını ve dünyanın da onun çevresinde döndüğünü ileri sürmesi, evrene bakışı tamamen değiştirdi. Isaac Newton'ın yerçekimi teorisi, uzaya fırlatılan uydular, astronotlar da bu bölümde ayrıntılı olarak ele alınmış.
İNSAN BEDENİ
Muazzam karmaşıklıktaki atomlar, hücreler, moleküller, aminoasitler, proteinlerden oluşan bedenimiz, gizemli bir evrenin ta kendisi aslında. Günümüzde insane bedenine ilişkin bilgiler, yüksek teknolojinin de yardımıyla hızla ortaya çıkıyor. MÖ 2600 civarında Antik Mısır'da tüberküloz ve apandisit gibi birçok hastalığın tanı ve şifaları listelenmişti. Tıbbın babası Hipokrat, MÖ 420 yıllarında tıp ilmini büyük ölçüde değiştirmeyi başarmıştı. 11. yüzyılda yaşayan İbn-i Sina'nın bulduğu tedavi yöntemleri, darağacından cesetleri kaçırarak çalışmalarını derinleştiren Andreas Vesalius'un anatomi çalışmaları, kuduz aşısını bulan Louis Pasteur'ün zamanındaki şöhreti, kanserin ipuçları ve genetik bilimi de, bu bölümün satır başlarından...
MADDE VE ENERJİ
Dünyanın birçok yönünün anlaşılmasında matematik büyük bir rol oynuyor. Peki sayılar, yani matematik nasıl ortaya çıktı? Sayı kavramının gelişimi, insanlık kültürünün başlangıcına mı işaret ediyor? Madde ve enerjinin sırlarını çözmeye yönelik araştırmalar 2 bin yıldan fazla bir süredir devam ediyor. Miletli Thales (MÖ 600) yaşam ve dünyanın temel elementinin su olduğunu söylüyor, Pisagor ve takipçileri (MÖ 500) gerçekliğin, yapısı itibariyle matematiksel olduğuna inanıyordu. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 0 rakamlarının hayatımızdaki önemi sandığımızdan da büyük. Bu rakamlar sistemini, ilk kez Hintliler MÖ 3. yüzyılda geliştirmişler. Arap bilgini El - Harezmi ise bu sisteme 0'ı eklemiş ve sistem, Araplar tarafından Avrupalılara tanıtılmış. Modern fiziğin babası sayılan James Clerk Maxwell, radyoaktiviteye maruz kalmanın neden olduğu zehirli etkileri bilmeden uranyum ve radyumla deneylerini sürdüren Marie Curie, Albert Einstein ve kara delik teorisyeni Stephen Hawking de, bu bölümde teorileriyle madde ve enerjiyi açıklamaya çalışıyorlar.
YAŞAMIN KENDİSİDoğru zamanda doğru yerde olarak, doğal olayların zamanlamasını bilerek hayatta kalmayı başarabilmiş insanlar. Fransa ve İspanya'daki mağaralarda bulunan, hayvanların resmedildiği duvar resimleri, insanın doğal dünyaya duyduğu merakın ilk kanıtlarıydı. Bilimin babası kabul edilen Aristoteles'in hayvanlar üzerinde yaptığı ve bugün bile hayret uyandıran incelemeler ve bulgular, veya bilimsel yöntemin kurucusu sayılan Francis Bacon'ın, doğayı incelerken bilimin adım adım, bir aksiyomdan diğerine ilerleyerek yapılması gerektiğini belirttiği yöntemi, ileride bilimin en önemli metodolojilerinden biri haline geldi. Kitabın bu bölümünde evrim, vücut kimyası, fotosentez, DNA'nın gizemi gibi konulara yer verilmiş.
DÜNYA VE AY
Dünya düz mü, yuvarlak mı yoksa elips mi? Bu gezegen nasıl oluştu, güneş sistemi nasıl hareket ediyor? Dünyanın görünümünü ve nasıl ortaya çıktığını merak etmek, insanın karşı koyamadığı sorgulamalarından biri olmuş hep. Pisagor Dünya'nın küre şeklinde olabileceğini düşünmüş, Descartes (1644) yerkürenin ilk başta eriyik yapıda olabileceğine ve kabuğun, soğuma sürecinin bir sonucu olabileceğine ilişkin bir teori üretmiş... Yine, ayın hareketlerinin dünyadaki gelgitleri etkilediği ve küresel ısınmanın dünyanın görünümünü nasıl derinden değiştirdiği, kitabın bu bölümünde takip edilebiliyor.
ZİHİN VE DAVRANIŞ
Günümüzde de, araştırmacılar yüzyıllardır süregelen soruların cevabını bulmaya çalışıyor: Zihin nedir? Bilinç nasıl ortaya çıkar? Nasıl hayal eder ve rüya görürüz? MÖ 4000'li yıllarda afyon bitikisinin beyne olan etkileri Sümerler'de kayda geçirilmişti. MS 220 yılı civarında Yunan hekim Erasistratus, insan beyninin hayvan beyninden daha fazla kıvrıma sahip olduğunu gösterdi ve bu özelliği yüksek zihinsel kapasite ile açıkladı. Zihinsel hastalıkların tanı ve tedavisi, Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung'un çalışmaları, Ivan Pavlov'un şartlı refleksi keşfetmesi ve bilgisayarın ortaya çıkması da, bu bölümün ana başlıkları arasında yer alıyor. Bilimin Serüveni, bu ağır konuları, hacmi ve ağırlığıyla da dolgun bir kitap olarak bir araya getiriyor. Konular göz korkutucu olduğu için belki, kitapta kullanılan resimler bir sanat tarihi kitabını anımsatıyor ve bu karmaşık bilgileri eğlenceli kılıyor. Kitap, akıcı ve düzgün Türkçesi ile vakti zamanında kafanızı karıştıran sorulara yanıt vermek için raflarda sizi bekliyor.
(Sabah)
Kitapla ilgili diğer bilgiler.
Yorum Ekle