Metni Büyüt Metni Küçült

29 Nisan 2009

Şizofren olma ihtimaliniz ne kadardır?

Efsun Önder’den olasılık teorisi, kader ve tesadüfler üzerine muhteşem bir roman. Şizofren olunur mu? Yoksa büyük bir kumpasın parçası olarak şizofren olmanız kaderinizin bir parçası mıdır?
Şizofren olma ihtimaliniz ne kadardır? Efsun Önder’den olasılık teorisi, kader ve tesadüfler üzerine muhteşem bir roman.

EKSİK’ Efsun Önder’in Profil Yayıncılıktan çıkan yeni kitabı. Olasılık teorisi türünün ülkemizdeki örnekleri arasında yerini almış bir roman.

Yaşadığımız hayatın içinde karşılaştığımız travmatik bir olayın, bizi sürükleyebileceği sonuçlar, içsel sorgulamalar ve hayatın anlamı üzerine kurgulanmış çarpıcı bir macera. Romanın başkahramanı Yasmin, yaşadığı sarsıcı bir olay üzerine hayatını ve aldığı kararları sorgulamaya, kendisini bu noktaya getiren olaylara anlam kazandırmaya çalışır. Tamamen özgür irademizle aldığımız kararlar mı hayatlarımızı şekillendirmektedir, yoksa kendi kararımız sandığımız olayların ardında çok daha etkili mistik güçler mi vardır?
Yaşadığımız çoğu şey sadece tesadüf müdür? Yoksa tek dünya ülkesi olmayı amaçlayan büyük devletler, üçüncü dünya ülkesi insanları üzerinde değişik planlar mı uygulamaktadır? Belki de geçmiş yaşamlarımızdan şimdiye taşıdığımız izler, bugünkü yaşamımızı etkilemektedir. İnsanın hayatı boyunca kendisini eksik hissetmesi ve sürekli tamamlanmaya çalışmasının bir sonu var mıdır? Hayatımız tümüyle kaderin ellerinde mi ilerlemektedir?

Adam Fawer’ın Olasılıksız’da bir ucundan tuttuğu konu, kader ve hayattaki olasılık ihtimalleri üzerineydi. Eksik’te ise, kader mi çok güçlü bir etkendir, yoksa kendi kararlarımız mı kaderimizi etkilemektedir sorgusu var. Olasılıksız’da kumar için yapılan matematiksel olasılık hesaplarında, şans faktörünün sonucu belirlemedeki etkisi; Eksik’te yerini, kaderinin şekillenmesinde şans ne kadar etkilidir sorusuna bırakıyor. Eksik’te, Yasmin’in hayatını şekillendirirken aldığı kararlar, onun iradesi dışında istemediği yönlere doğru giderken, hayatından çıkarıp atmak istediği olayların tekrar tekrar bumerang gibi yaşamına dönmesi ‘kaderden öte bir şeyler mi var?’ sorusuna cevap arıyor.

Şizofren olunur mu? Yoksa büyük bir kumpasın parçası olarak şizofren olmanız kaderinizin bir parçası mıdır? Şizofren olma ihtimaliniz ne kadardır? Hayat boyu tamamlamaya çalıştığımız içsel eksikliklerimiz bizim bir bütün olabilmemizi amaçlayan kaderimizin gereği midir? Yoksa hepimiz aslında biraz şizofren miyiz? Olasılıksız’da kahramanın, kamyonun, oturduğu kafeye birazdan çarpacağını hissettiği an geleceği gördüğü an mıdır? Yoksa dejavu mudur? Eksik’te Yasmin’in okuduğu kitaptaki Sultan’ın yaşadıklarıyla, şimdiki hayatta kendi yaşadığı olayların örtüşmesi dejavu mudur? Gerçekten geçmişte yaşadığımız olayların hesabını, kader, şimdide mi sormaktadır bizden?

Hızla ilerleyen teknolojik çağın getirisi olarak değişen hayatlarımız, bizleri daha fazla içsel sorgulamalara ve hayatı anlamaya iterken; kader mi? Tesadüf mü? Şans mı? Olasılık mı? Eksik mi? Ne zaman tamamlanır? Sorularına bulmayı umduğumuz cevaplar için, bu romanlar bize değişik ufuklar açıyor.

Kitapla ilgili ayrıntılar.

Yorum Ekle

Yorumlar

Zeynep Cenkçi | 29 Nisan 2009 20:56
Şizofreniz zaten hepimiz, olduk ya da oldurulduk. Okuyunca değişik bir komplo teorisi eklenicek bu tezime.
moda | 1 Mayıs 2009 17:55
Şizofreni moda oldu. Gençler de kendilerini şizofren ilan etmek ya da başkaları tarafından şizofren ilan edilmek için rol bile yapıyorlar.
Bu ilgi çekiyor,sanıyorlarki Akıl Oyunları filmindeki gibi yalnızca dahiler şizofren olur.
Oysa yanılıyorlar,şizofreninin zekayla ilgisi yoktur.
Öyle halisünasyon görüyorum,sizler gibi değilim aman da ne kadar farklıyım tadında hareketlerle yaşayan sinematografik bir gençlik var,modadır bunlar. Bu moda kavramlarla da film de yapılır roman da yazılır satılır. Romancılar,oturup Sina Akşin'in Türkiye'de neden roman yazılamadığıyla,roman karakteri oluşamadığıyla ilgili makalesini okusunlar,sonra oturup iktisadi sürecin etkisini,bir karakter oluşturmanın zorluklarını düşünüp, adam gibi yazsınlar.
Ön yargı değil bu, okumadım bu romanı henüz,ama okuyacağım.Yazma etkinliğimiz de Amerikan sinemasının etkisinde kalıyor ama.Neyse.Okuyalım,okutalım.
Anladın sen... | 2 Mayıs 2009 15:02
İçinde Sina Akşin'in geçtiği yorumumu yayınalamadınız. Neden mi? Çünkü birinin reklamını yapmaya çalışıyorsunuz.
Sahtekarlık olmuyor mu bu durumda bu?
Teşekkür | 3 Mayıs 2009 12:38
Bir mayıs tarihinde yaptığım yorumu iki mayısta bile yayınlamayan ancak daha sonra psikolojik olarak tesir edeceğini düşündüğüm ikinci mesajımla birlikte yayınlayan süperpoligon yetkililerine teşekkür ediyorum.
Elf Gzr | 8 Temmuz 2009 17:04
bana mxime chattamın kaosun sırlarını daha cok cagrıstırdı.

Bu kategorideki diğer kayıtlar