Metni Büyüt Metni Küçült

3 Mart 2008

Şeytan Ayetleri’nin tehlikeli izinde…

Nedim Gürsel, Allah'ın Kızları romanında İslamiyet'in öncesi ve sonrasını anlatıyor. Gürsel, çok tartışma yaratacak kitabı için "Hiçbiri uydurma değil, Kuran'ı temel aldım" dedi
Şeytan Ayetleri’nin tehlikeli izinde… Yaşamını Paris'te sürdüren yazar Nedim Gürsel, önümüzdeki hafta Doğan Kitap'tan yayımlanacak Allah'ın Kızları adlı yeni kitabında, İslamiyet'in doğduğu toprakları, cahiliye dönemini ve İslamiyet'in doğuşunu anlatırken Hz. Muhammed'i bir roman kahramanı olarak yansıtıyor.

Gürsel, İslam'da inanç ve şiddeti, Hz. Muhammed'in özel hayatıyla ilgili bazı vahiyleri sorguladığını söylediği romanı; bir çocuk ile Harb-i Umumi'de Medine'yi savunmuş dedesinin öyküsünü anlatıyor.

Bu küçük çocuk ileriki yıllarında inancını yitirmiş, İslam ve Kuran konusunda bilgiye sahip bir yetişkine dönüşerek her şeyi sorguluyor.

Gençliğinde Marksist, ateist ve maddeci yazar olarak tanınan, bugün ise kendini 'agnostik' yani 'dinlere inanmayan ama Allah'ın varlığına inanan ve bunu sorgulayan' olarak tanımlayan Gürsel, başta adı olmak üzere ortaya attığı iddialarıyla çok tartışılacak romanı için; "İslam uğruna yaşanan savaşlar ekseninde, inanç ve şiddeti, Hz. Muhammed'in özel hayatıyla ilgili konularda Allah'la bu kadar iç içe olmasını sorguladım. Hiçbiri uydurma değil, Kuran'ı temel aldım," diyor.

İlk öyküsü Yolculuk'tan bu yana kitaplarıyla ülkeleri, kültürleri, insanları keşfe çıkan Nedim Gürsel, Allah'ın Kızları romanıyla rotasını İslam tarihine çevirdi. Gürsel, "Yaş ilerledikçe inanç arayışı artıyor mu?" sorusunu; "Belki haklısınız, 50 yaşımı geçip 60'ıma merdiven dayadığım içindir... Çocukluğumun huzurlu yıllarına dönmek, inançlı biri olan dedemin anısını yaşatmak istedim. Aslında bu romanım da bir yolculuk. Hem İslam tarihine hem de İslam'ın doğduğu coğrafyaya; Mekke ve Medine'ye okurla çıktığım bir yolculuk," şeklinde yanıtlıyor.

Hz. Muhammed'in çağdaş Türk edebiyatı içinde ilk kez bir roman kahramanı olarak yer aldığını iddia eden Gürsel, Paris'teki Arap Dünyası Enstitüsü'ndeki eski İslam kaynaklarını taramış: "Hz. Muhammed üzerine elimizde dört önemli kaynak var: Tabari, İbn-i Hişam, hadisler konusunda Buhari ve Kuran'ın kendisi. Ben de Kuran'ı temel aldım." Romanda inanç uğruna şiddeti de sorgulayan yazar; "Dinler insanlara barış ve huzur getirmek için var deniliyor, ama o halde bu şiddet ne? Hıristiyanlık, İslam, Yahudilik... Epey bir kan dökülmüş. Onun için roman 'Dökülen nice kanlardan sonra,' diye başlıyor."

Gürsel, "Hayal ürünü bir romanda bile olsa, bu iddialarınızla inananları rahatsız edeceğinizi düşünmediniz mi?" sorusunu ise şöyle yanıtlıyor: "Biz teokratik bir devlette yaşamıyoruz çok şükür. Bizim devletimiz inançlı ya da inançsız vatandaşlarına eşit davranmak durumunda. Ben Muhammed'i olumlu bir roman kahramanı gibi anlattım." Gürsel, romanına Allah'ın Kızları adını da cahiliye döneminde tapılan dişi putları kastederek seçmiş.
(Sabah)

Kitapla ilgili diğer bilgiler

Yorum Ekle

Yorumlar

0 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
İ Love Paris | 4 Mart 2008 04:43
Nedim Abimiz Paris'te yaşıyor ne de olsa. Yoksa bir agnostiğin İran ya da Pakistan'da yaşamını sürdürmesi hayli zor... Hele "Allah'ın Kızları" diye başlık atarsa!
+1 (+) İyi yorum (-) Kötü yorum
NeoAvrupalı | 4 Mart 2008 14:36
Batılılar doğu asıllı olanlara kendi kültürlerine veya inançlarına küfrettirmeyi çok severler.... Çünkü biliyorlarki, batılı biri küfretse fazla prim yapmamaktadır, veya ''oturun bakayım yerinize siz önce kendi yalan ve uydurmalara dolu dinizle uğraşın'' diye cevap alacaklarını iyi bilmektedirler. Onun için saldırılarının genelini ve ses getirenini hep doğu asıllılara yaptırmaya çalışmaktadırlar, bunu yapmayı başaranlarada öyle veya böyle bir ödülü hak eder......

Bu adamda batılıların gazından nasibini alıp, bir ödül kapma yönünde son surat ilerleyen hınzırlardan biri, okadar.

Pariste yaşayıp, hrıstiyanlığın tezatlarından ve Tanrı adına yenilen haltları yazarak, batıya atacak değilya. Tabiki doğuya tutacak namluyu.

Bu kategorideki diğer kayıtlar